Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5388 E. 2025/14856 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5388
Karar No
2025/14856
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/461 Esas, 2024/590 Karar KARAR : Ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya direnme kararı verilmiştir.

Mahkemece verilen direnme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmuş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca direnme kararı gerçek bir direnme kararı olmadığından temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiştir.

Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi ...'in İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü 3615 parsel sayılı taşınmazın 8184/1347700 paylı hissesinin sahibi olduğunu, davalı idarenin kamulaştırmasız el atması nedeniyle fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 60.000,00 TL bedelin yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; 19 56... yılları arasındaki kamulaştırmasız el atma davaları yönünden uzlaşma dava şartını sağlanmadan kamulaştırmasız el atma davası açılamayacağını, taşınmazın idareleri yetki ve sorumluluğunda olan ana arter yerlerden olmaması veya el atılan idarenin müvekkili idare olmaması halinde haklarındaki davanın öncelikle husumet yönünden, sonra esastan reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.12.2012 tarihli ve 2012/216 Esas, 2012/855 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, el atma tazminatının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 26.12.2012 tarihli ve 2012/216 Esas, 2012/855 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın geldisinin 3568 parsel olduğu, bu parselin 13.477 m²lik kısmının 1972 yılında Bayındırlık Bakanlığı Demiryolları ve ... İnşaat Reisliği tarafından Tuzla – Aydınlı Limanı bağlantı yolu nedeniyle kamulaştırıldığı ve kamulaştırma işlemlerinin davacılar murisi ...'e 23.12.1972 tarihinde bizzat tebliğ edildiği ve davacılar murisi yönünden kamulaştırma işleminin kesinleştiği anlaşıldığından, davanın, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 14 üncü maddesi uyarınca 30 günlük hak düşürücü süre yönünden reddi yerine, kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı 1. Mahkeme, Dairemiz bozma kararından sonra yapılan inceleme neticesinde, gelen ... Yolları kayıtları ve ... Tapu Müdürlüğünün 14.12.2017 tarihli ve 2829922 sayılı yazılarına göre, ... ilçesi, ... köyü 928 parselden ifrazen, 35 68... parsellerin oluştuğu, 3615 parselin ifraz edilerek 45 40... parsellerin oluştuğu, Yargıtay ilamında belirtildiği şekilde dava konusu 3615 parselin geldisinin 3568 parsel olmadığı ve bu suretle dava konusu yerin kamulaştırma ile ilişkisinin bulunmadığı, dolayısıyla davacılar murisi yönünden kamulaştırma işleminin kesinleşmediği gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.

2. Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

3. Dairemizce direnme kararının değerlendirilmesi için dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/5-297 Esas, 2022/609 Karar sayılı kararı ile mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili bozma kararı sonrası ortaya çıkan yeni delil ve olgulara dayalı olarak oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğundan temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 06.03.2018 tarih ve 2016/297 Esas, 2018/76 Karar kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu 3568 parselin 13.477,00 m²lik kısmının 1972 yılında ... Bakanlığı ... ve ... İnşaat Reisliği tarafından ... – ... Limanı bağlantı yolu nedeniyle kamulaştırıldığı ve kamulaştırma işlemlerinin davacılar murisi ...'e 23.12.1972 tarihinde bizzat tebliğ edildiği ve davacılar murisi yönünden kamulaştırma işleminin kesinleştiği anlaşıldığından, davanın reddi yerine yetersiz gerekçe ile kabul kararının verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; delillerin tam olarak toplanmadığını, idarece usulüne uygun tebligat yapılmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bu hususun yeterli araştırma ile tespit edilmediğini, kararın hukuka aykırı olduğundan bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/5388, K. 2025/14856, T. 19.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-5388-e-2025-14856-k-8c2bcee7a8e0