Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5481 E. 2025/5282 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5481
Karar No
2025/5282
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/190 E., 2025/162 K.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin duruşma isteminin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan ve doğusu ... ... ..., batısı yol, kuzeyi ... ..., güneyi ... ile çevrili yaklaşık 20 00... 'lik taşınmazı önceki zilyedi ...’tan satın aldığını, taşınmazın imar-ihya edilerek 40 yılı aşkın zamandır bağcılık yapıldığını ileri sürerek taşınmazın adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, davalı Hazine 22.11.2018 tarihli duruşmada taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.11.2014 tarihli ve 2013/158 Esas, 2014/577 Karar sayılı kararıyla; zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.888, 83... 'lik taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Kararın davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; öncelikle taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra araştırma ve uygulama eksiklikleri giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur.

Mahkemenin 16.03.2022 tarihli ve 2017/36 Esas, 2022/182 Karar sayılı kararı ile, zilyetlikle kazanım koşullarının davacı yararına oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir

Davacı vekilinin temyizi üzerine Dairece bu kez; "...Somut olayda, yapılan araştırma hüküm vermek için yetersiz olup yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu da denetlenmemiştir. Hâl böyle olunca; 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu vasıtasıyla taşınmazın zirai faaliyete konu olup olmadığı, hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı ve tamamlandığı, ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususlarının incelenmesi, zilyetliğin değerlendirilmesi yönünden hava fotoğraflarının bulunmadığı döneme ilişkin bilirkişi raporları ile tanık ve mahalli bilirkişi beyanları birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluşmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahalli bilirkişilerin taşınmazda uzun yıllardır zilyet olunduğunu ve ekilip biçildiğini beyan ettiklerini, bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen kısım yönünden 1990 yılında başlayan imar-ihyanın 1991 yılında tamamlandığının, yine 1999 yılı hava fotoğraflarına göre ağaçların taç genişliklerinin en az 8-9 yıllık olduğu buna göre ağaçların 1990 yılında dikildiğinin belirtilmesine rağmen Mahkemece bu somut veriler esas alınmadan haksız şekilde davanın reddine karar verildiğini, dava tarihinine kadar 20 yılı aşkın zilyetliğin davacı yararına oluştuğunu, dava konusu taşınmazın 1985 yılından itibaren ekilip biçildiğini, Mahkemece dosya kapsamındaki delillere aykırı biçimde karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

Kahramanmaraş ili, ... ilçesi, ... köyünde 1970 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.888, 80... yüz ölçümüdeki dava konusu taşınmaz çalılık olarak tespit harici bırakılmıştır.

Somut olayda; Mahkemece zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de bozma kararı sonrası alınan 26.03.2025 tarihli 3 kişilik ziraat mühendisi ve harita mühendisi bilirkişi kurulu raporunda, (A) ile gösterilen dava konusu taşınmaza ait 19 85... yıllarına ait hava fotoğraflarının bulunduğu, 19 85... yılları arasında çekilmiş hava fotoğrafları bulunmadığı ancak 1999 yılına ait hava fotoğraflarında taşınmaz üzerinde dikili ağaçların taç genişliği dikkate alındığında en az 8-9 yaşlarında oldukları, taşınmazda keşif tarihi itibarıyla 33-35 yaşlarında 15 adet badem ağacının bulunduğu, ağaçların 1990 yılında dikildiği, A ile gösterilen alanda imar-ihyanın 1990 yılında başlayıp 1991 yılında tamamlandığı, dava tarihi itibarıyla 22 yıllık zilyetliğin bulunduğunun belirtildiği, yine mahalli bilirkişi ve tanıkların dava konusu taşınmazın ...’ın dedelerinden kaldığı, 25-30 yıl kullandığı, arpa, buğday, nohut ektiği, sonra ağaçlar diktiği, Yaşar’ın 2000 yılında davacıya sattığı, o tarihten itibaren davacı tarafından kullanıldığını beyan ettikleri, toplanan tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın uzun yıllardır ekonomik amaca uygun biçimde kullanıldığının anlaşıldığı, imar-ihyasının 1991 yılında tamamlandığı, dava tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolduğu, her ne kadar 19 85... yılları arasında çekilmiş hava fotoğrafları bulunmasa dahi bu yıllara ilişkin zilyetliğin bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla ispatlandığı, davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Hâl böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın Kahramanmaraş 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/ III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 24.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5481, K. 2025/5282, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5481-e-2025-5282-k-1a091336e0b2