Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/507 E. 2025/11720 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/507
Karar No
2025/11720
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2190 Esas, 2024/2288 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Halfeti 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/341 Esas, 2024/857 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Mahkemece hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davalı idare vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 119 ada 42 (626 parselin ifrazından gelen parsel) parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde fiilen yol yapılmak suretiyle el atıldığından taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma üretim çalışmalarının devam ettiğini, bittiği takdirde kamulaştırma işleminin yapılacağını, kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, bir an için el atıldığı kabul edilse bile, uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğinden davanın reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber yeni asfalt yola kavuşan arta kalan kısımda değer artışı meydana geldiğini, taşınmazın el atma tarihindeki vasfına göre değerlendirme yapılarak tarla niteliğinde olduğunun kabul edilmesinin gerektiğini, tüm bu nedenler ile davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile davalı ... adına tescil ve yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza emsal alınan taşınmazın serbest piyasa araştırması, taşınmazın geometrik şekli vs. durumları göz önüne alındığından dava konusu taşınmazdan 8 kat daha değerli kabul edilmesi ve buna göre metrekare birim değeri tespit edilmesinin uygun olmadığı, dava konusu taşınmazdan düzenleme ortaklık payı düşürülmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, kapitalizasyon faiz oranı uygulanırken arazinin yerleşim yerine uzaklığı, yakınlığı, ulaşım imkanı, imar durumu vs unsurların göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiği, davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan mütemmim cüz değerinin yanlış ve eksik hesaplandığı, fen bilirkişi raporuna göre A harfi ile gösterilen kısmın yüz ölçümü, geometrik durumu, karayoluna yakın olması vb. nedeniyle arsa olarak kullanma imkanının kalmadığı, bu bölümünde kamulaştırılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma işleminden arta kalan kısımda %50 üzerinde değer artışı olacağı göz önüne alınmadan hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal alınan taşınmazın emlak vergisine esas rayiç değerlerinin ilgili belediye başkanlığından sorulması gerektiği, dava konusu taşınmazın emsale göre değer tespiti yapılırken dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın üstün ve eksik yönlerinin karşılaştırılarak dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan kaç kat kadar değerli veya değersiz olduğunun belirlenmesi gerektiği, dava konusu taşınmaza emsal alınan satışın 5 nolu emsal olup, bu satışın özel amaçlı bir satış olduğu, dava konusu taşınmazdan düzenleme ortaklık payı düşürülmeden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın belediye sınırları içinde bulunduğu, meskun alanda kaldığı ve belediye hizmetlerinden yararlandığı, bu nedenle arsa niteliğinde olduğu anlaşılmış olup, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 4650 sayılı Kanunu ile değişik 11 inci maddesinin birinci (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ancak hükme esas alınan son raporda kaim değer metodu uygulanırken, açık arazi bedelinin hesaplanarak ve kapama Antep fıstığı bahçesi değerinden düşülmediği, belirtilerek bu hatanın düzeltilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekili istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki nedenleri ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki nedenleri ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesine ve alınan rapor uyarınca dava konusu taşınmazın fiilen yol olarak el atılan kısımları ile arta kalan kısımların yüzölçümü, geometrik durumu gözönünde tutulduğunda taşınmazın tamamındaki davacı payı karşılığının davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı idare Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyizi Yönünden; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/507, K. 2025/11720, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-507-e-2025-11720-k-4cd93a33b616