Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5002 E. 2025/14610 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5002
- Karar No
- 2025/14610
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1332 Esas, 2025/100 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/200 Esas, 2023/5 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 29... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin tespiti konusunda yeterli araştırma yapılmadığını, taşınmazın belirlenen rayiç değerinin gerçeğin çok altında kaldığını, taşınmazın kadastro parseli olarak değerlendirildiğini; fakat imar parseli olduğunu, belediye altyapı hizmetlerinden yararlandığını, Trabzon'un merkezi bir konumunda bulunduğunu, bu hususlar değerlendirildiğinde objektif unsurun yüksek oranda uygulanması gerektiğini belirterek taşınmazın kıymetini etkileyecek bütün nitelik ve unsurlar nazara alınarak bedelin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişilerin taşınmazın değerini belirlerken yanlış emsal seçtiklerini ve yanlış emsale göre hesaplama yaptıklarını, emsal mukayesesinin hatalı olduğunu, enflasyon nedeniyle belirlenen bedelden indirim yapılması gerektiğini, yıpranma payının düşük hesaplandığını, bina bedellerinin yüksek belirlendiğini, kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, tespit edilen bedelin faizinin dava tarihinden itibaren işletilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde, davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi davacı vekili yıpranma oranının yerinde olmadığını ileri sürmüşse de bu hususta herhangi bir delil göstermediği, idarenin görevlileri tarafından düzenlenen 2012 yılında tarihli hak sahipliği formunda yapının yıpranma oranı % 32, bu formun düzenlenmesinden yaklaşık on yıl sonraki acele el koyma dosyasındaki bilirkişi raporunda ve dosyamızda bu oranın % 20 olarak alındığı anlaşılmakta olup idarenin hak sahipliği formundaki tespite ve itirazına dayanak bir belgenin sunulmamış olması, acele el koyma aşamasındaki tespitin bilirkişi heyetinin keşif sırasındaki gözlemine dayanması ve her iki tespit arasında yapının kullanımda bulunması sebebiyle yapıda muhtemel tadilata dayalı olarak yıpranma oranının bilirkişi heyetince % 20 olarak kabulü yerinde olduğundan ve davacı idare vekilince kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine itiraz edilmiş ise de Mahkemece faiz hükmünün davanın açıldığı tarihten 4 ayın bitiminden sonra başlatıldığı görüldüğünden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal mukayesesinin hatalı olduğunu, enflasyon nedeniyle belirlenen bedelden indirim yapılması gerektiğini, yıpranma payının düşük hesaplandığını, bina bedellerinin yüksek belirlendiğini, kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatı esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.