Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/50 E. 2025/11567 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/50
Karar No
2025/11567
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3258 Esas, 2024/3102 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/43 Esas, 2024/203 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 23.12.2024 tarihli ek kararla temyiz isteminin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince dava miktarı dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de 15.04.2022 tarihli ve 31810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 24.02.2022 tarihli ve 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinin “kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde; temyiz yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi için de aynı hususun uygulanması gerektiğinden temyiz incelemesine konu edilen kararın miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin 23.12.2024 tarihli ek kararının ortadan kaldırılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi ... ada 13 parsel (ifrazla ... ada 42 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemine karşı ... İdare Mahkemesinde açtıkları iptal davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesi gerektiğini, taşınmaz için davacı idare tarafından teklif edilen bedelin düşük olduğunu, yargılama sonucunda tespit edilecek bedele kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescil yönünden hükmün kesin olduğunun belirtilmesi gerektiğini, kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması yerine dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranı ile objektif değer artışı oranının yüksek uygulandığını, bu nedenle dava konusu taşınmaz için fahiş bir bedel belirlendiğini, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alındığını, davanın kabulüne karar verildiği hâlde, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemine karşı .... İdare Mahkemesinde iptal davası açtıklarını, bu davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırması yapılmak suretiyle rayiç değerinin tespit edilmesini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, dava tarihinin değerlendirme tarihi olarak kabul edilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile idari yargıda görülen davada yürütmenin durdurulması kararının bulunmadığının anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesince yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, kuru tarım arazisi vasfında olan dava konusu taşınmaza ilişkin hükme esas alınan ve bilirkişi kurulunca düzenlenen 18.03.2024 tarihli rapor kapsamı itibarıyla arazi olarak değerlendirilip, aynı bilirkişi kurulunca arazi niteliğinde olan taşınmazın değeri konusunda 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen gelir metoduna göre değerlendirme yapılması, bilirkişi kurulunun hükme esas alınan raporunda, taşınmazın getireceği net geliri belirlerken İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından bildirilen verim miktarı ve fiyatlara ilişkin değer kriterleri kapsamı içerisinde kalınarak hangi nedenle %5 oranında kapitalizasyon faiz oranının uygulandığı hususunu açıklamaları ile ayrıca dava konusu taşınmazın niteliği, konumu ve bilirkişi kurulu raporundaki özelliklerine göre belirlenen %150 oranındaki objektif değer artırıcı unsur oranının mevcut duruma uygun olması ile dava konusu arazinin belirlenen değerine yönelik hesaplama yöntemleri itibarıyla bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun dosya kapsamına, kanuna ve Yargıtay içtihatlarına uygun olmasına ve taşınmazın tapu kaydı üzerindeki takyidatların bedele yansıtılmasına karar verilmiş olmasına ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasına nazaran İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca Anayasa Mahkemesinin 6100 sayılı Kanun’un 341 inci maddesinin ikinci fıkrasının 1 inci cümlesini kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar yönünden iptaline ilişkin 24.02.2022 tarihli, 2021/34 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı dikkate alındığında temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Arazi niteliğindeki .... ili, ..., ... Mahallesi ... ada 13 parsel (ifrazla ... ada 42 parsel) sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. 4. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken, dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması doğru değildir. 5. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında tescil yönünden kesin, bedel yönünden temyiz yolunun açık olduğunun gösterilmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 23.12.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davalı ... vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan ''dava tarihinden" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine ''davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasına denk gelen 14.06.2023 tarihinden" ibaresinin yazılması, yine aynı bentte yer alan "kamu alacaklarına uygulanan en yüksek" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "yasal" kelimesinin yazılması, hüküm fıkrasının son paragrafında bulunan "verilen işbu karar" ibaresinden sonra gelmek üzere "tescil yönünden kesin, bedel yönünden" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı ... 'liden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının derdest davalara uygulanacağına dair iştirak ettiğim kabulü nazara alınarak; davalı tarafın açıkça, "yasal faiz"in dışında bir "faiz"in uygulanmasına ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26/1 inci maddesinde düzenlenen “Taleple bağlılık ilkesi” kapsamında değerlendirilebilecek bir talebi de bulunmadığından, sonucu itibarıyla katıldığım, Dairemiz Sayın çoğunluğu tarafından verilen "Düzeltilerek Onama kararına" ve "Değerlendirme" bölümünün 4 No.lu bendinde yazılı olan ve Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümezliği ilkesini derdest haldeki somut dosyaya ilişkin yorumlayan gerekçesine açıkladığım sebeplerle katılmıyorum. 18.09.2025

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/50, K. 2025/11567, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-50-e-2025-11567-k-cac3b99c34a7