Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4923 E. 2025/12472 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4923
- Karar No
- 2025/12472
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/3394 Esas, 2025/190 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/116 Esas, 2024/187 Karar
Taraflar arasındaki 221 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.10.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü taraf vekilleri duruşmaya katılmadıklarından incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı Bolu ili, ..., Mahallesi 27... parsel sayılı taşınmazın 27.02.1952 tarihli Menafi-i Umumiye kararı uyarınca kamulaştırıldığını ve 1956 yılından önce fiilen el atıldığından taşınmazın 221 sayılı Kanun hükümleri gereğince yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın 27.02.1952 tarihli ... kararı uyarınca kamulaştırıldığını ve 1956 yılından önce fiilen el atıldığını, 221 sayılı Kanun uyarınca bedelsiz yola terkini gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürüyemeyeceğini, eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; lehe vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 221 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde "6830 sayılı İstimlak Kanununun yürürlüğe girdiği 09.10.1956 tarihine kadar, kamulaştırma işlerine dayanmaksızın, Kamulaştırma Kanunlarının göz önünde tuttuğu maksatlara fiilen tahsis edilmiş olan gayrimenkuller ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına tahsis tarihinde kamulaştırılmış sayılır." hükmünün, 4 üncü maddesinde de "Gayrimenkulün bedelini dava hakkı bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki sene sonra düşer." hükmünün yer aldığı ancak; davanın açıldığı 01.06.2022 tarihinden sonra, 04.08.2022 tarihli ve 31913 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esasa, 2022/46 Karar sayılı kararı ile bu Kanun'un 1 nci maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, kalan maddelerinin ise 6216 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptallerine karar verildiği, iptal hükümlerinin Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, dokuz aylık sürenin 04.05.2023 tarihinde dolduğu ve yürürlüğe girdiği, mahkemenin karar tarihinin 09.05.2024 tarihi olduğu, bu haliyle 221 sayılı Kanun'un uygulanma imkanı da kalmadığından mahkemenin vermiş olduğu kararın doğru olduğunu, dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan yasal hükümlere göre davacı kurumun dava açma hakkı ve yetkisinin bulunduğu, yargılama devam ederken Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği yasal mevzuatın değişmesi nedeniyle ret kararı verilmiş olduğundan mahkemenin bu konudaki gerekçesi ve kararında bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki 221 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Davacı idare vekilinin temyizine gelince; dosya ve dosya içinde yer alan aynı taşınmaza ilişkin açılmış bulunan ve Dairece, fiili el atma tarihinin araştırılmasına ilişkin olarak bozma kararı verilmiş olan Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/504 Esas, 2019/1844 Karar sayılı kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat istemine ilişkin kararının incelenmesinde; tapu kaydının 13.01.1963 tarihinden önce oluştuğu, 221 sayılı Kanun 12.01.1961 tarihinde yürürlüğe girmiş olup kök tapu kayıtlarının iş bu yürürlük tarihinden önce oluştuğu dikkate alındığında, malikin 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca 13.01.1963 tarihine kadar gayrimenkulün bedelini dava hakkı bulunduğu hâlde, bu hakkını kullanmadığı, 221 sayılı Kanun’un 1 inci ve 7 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 4 üncü maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/352 Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar, 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında, 221 sayılı Kanun’un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihinin 04.05.2023 olduğu ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetildiğinde, 09.10.1956 tarihinden önce fiilen el atılan ve kamuya tahsis edilen taşınmazlar ilgili amme hükmi şahsı veya müessesesi adına kamulaştırılmış ve dava konusu taşınmazın mülkiyeti 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 705/2 inci maddesi gereğince tescilden önce kazanılmış sayılacağından, mahkemenin vereceği tescil kararının yenilik doğurucu değil daha önce meydana gelmiş bir hukuki durumu tespit edici (bildirici) nitelikte bulunmasından dolayı, 09.10.1956 tarihi öncesi ve sonrası olmak üzere, en yakın tarihli hava fotoğrafları getirtilip, refakate alınacak fen ve fotogrametri uzmanı bilirkişiler marifetiyle mahallinde keşif yapılıp, taşınmaza 09.10.1956 tarihinden önce fiilen el atıldığının tespiti halinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.