Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4826 E. 2025/10644 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4826
- Karar No
- 2025/10644
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1984 Esas, 2025/136 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/208 Esas, 2023/18 Karar
Taraflar arasında görülen taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemi davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; maliki olduğu Kocaeli ili, İzmit ilçesi, ... köyü 122 ada 24 ve 25 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında bulunan ve mülkiyet hakkını kısıtlayan, davalı idarenin talebi üzerine konulan 01.07.1975 tarih ve 380/861 sayılı şerhin terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların 122 ada, 5 parsel nolu taşınmazın ifrazı sonucunda meydana geldiğini, 122 ada, 5 parsel nolu taşınmazın kadastro yenilemesi öncesinde 364 parsel nolu ve 3.800,00 m² yüzölçümü ile tapu kütüğünde kayıtlı bulunduğunu, 364 parsel nolu taşınmazın tamamının ... İnşaatı güzergahında kaldığını, kamulaştırma işlemleri kapsamında taşınmazın 3/5 hisse oranında kısmının İdaremiz adına tapuda tescil edildiğini, ... İnşaatının 1975 yılında tamamlanmasından sonra, söz konusu köyde yapılan kadastro yenilemesi sonucunda 364 parsel nolu taşınmazın 3.800,00 m²lik yüzölçümünün, 6.095,81 m² yüzölçümüne yükseltilerek 122 ada 5 parsel ile tapuda tescil edildiğini, tapu hak sahiplerine kamulaştırma bedelleri ödendiği halde tapuda İdaremiz adına tescil işlemlerinin tamamlanmadığının tespit edildiğini, taşınmazın ifraz edilmesi sonucu oluşan ihtiyaç fazlası kısım (122 ada 24 parsel) davalı kurum adına ait olan 3/5 oranında hisse 09.11.2021 tarihinde ihale edilerek satıldığını, davalı idarece yapılan kamulaştırma evrakının tebliğinden itibaren 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 14 üncü maddesinde yazılı 30 günlük hak düşürücü süre içinde kamulaştırma bedelinin arttırılması davası açılmamış olup kamulaştırma işlemi kesinleştiğinden, şerhin kaldırılması talebinin ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idare tarafından taşınmazların evveliyatı 364 parsel sayılı taşınmaz iken 1975 yılında kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedelleri de ödendiği halde tapuya tescil işleminin gerçekleşmediği ve kamulaştırma işlemlerinin kesinleşmesi nedeniyle şerh terkinin yerinde olmadığı iddia edilmiş ise de, davalı idare tarafından dava konusu taşınmaza yönelik 2942 Kanun'un 17 nci maddesine dayanan tescil davasının da açılmadığı, tapu kaydında 2942 sayılı Kanun'un 31/b maddesi uyarınca mülkiyet hakkını kısıtlayacak ve taşınmazın devrini engelleyecek şekilde konulmuş olan şerhin yer alması nedeniyle davacıların eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, belirtilen nedenle 2942 sayılı Kanun'un 7/son maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.