Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4788 E. 2025/9964 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4788
- Karar No
- 2025/9964
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2903 Esas, 2025/389 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının düzeltilerek tapuya tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... köyü 890 ada 6 parsel (eski 3277 parsel) sayılı taşınmazda müvekkilinin hissesinin 15/84 olarak kayıtlı olduğunu, davacının 4 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, işbu taşınmazın kullanımı devam ederken ... Kaymakamlığı'nın 03.11.2017 tarihli yazısında 6306 sayılı Kanun gereğince taşınmazın riskli yapı konumuna alındığını ve yıkım kararı verildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin bu yazıya istinaden hak kaybı olmaması adına ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/45 Değişik iş numaralı dosyası ile tespit yaptırarak taşınmazın kullanım alanlarını tespit ettirdiğini, sonrasında bu taşınmazın yıkıldığını, tapu kayıtlarında kişilerin arsa paylarının maktu olarak belirlendiğini, müvekkilinin pay oranının ilk arsa edinildiğinde 15/84 olarak belirlendiğini, belediyenin önceki yapıyla alakalı olarak mimari planı-imar planı incelendiğinde müvekkilinin kullandığı alan metrekare cinsinden diğer maliklerden fazla olduğunun anlaşılacağını, yıllarca bu metrekare üzerinden diğer malikler de dahil olmak üzere taşınmazın kullanıldığını, müvekkilinin bu metrekare üzerinden vergi ödediğini ve kullanımının devam ettiğini, yapının yıkılmasından sonra arsa payları nedeniyle herkesin kullanım alanı aynıymış gibi bir durum oluştuğunu, tapudaki kayıtlar gerçek dışı olduğundan yeni yapılacak taşınmaz için müvekkilinin kazanılmış hakkı olan bu fazlalık payı görmezden gelinip plan-proje çizdirilerek yapı inşaatına başlanmak istenildiğini, müvekkilinin kullanım alanı büyüklüğü ile arsa payının eşit oranda olmadığını, bu durum da mülkiyet hakkı olan kişinin hukuki faydasının korunması gerektiğini beyanla; müvekkilinin üzerine kayıtlı bulunan taşınmaz üzerindeki arsa payındaki yanlışlığın düzeltilerek yeniden denkleştirilmesine ve bu hususun tapuda işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya arasına alınan bilirkişi raporları hukuka aykırı olup hüküm kurmaya elverişli olmadığını, mimari projede 65,44 m² alan müvekkil payına düşerken, tespit dosyasında mimari proje, keşif incelemeleri kapsamında 79,77 m² brüt kullanım alanı müvekkil payına düştüğünü, sadece tapu kaydının esas alınması ve bu bilgi ve belgeler dikkate alınmadan rapor hazırlanmasının hatalı olduğunu, zira dosyadaki taleplerinin mimari proje ile tespit dosyasındaki değerlendirmelerle tapu kaydındaki kayıtların uyuşmaması olduğunu, eksik incelemeler giderilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının satın aldığı tarihte kat mülkiyeti kütüğüne aktarılmamış olan ve paylı mülkiyet hükümlerine göre kayıtlı olup, gayrimenkul mükellefiyeti şeklinde kat irtifak beyanı bulunan taşınmazda kat irtifakı hakkının paylı mülkiyet hükümlerine göre tescil edilmiş olan tapu kütüğüne şerh edilmiş olması karşısında, davacının taşınmazın Kat Mülkiyeti Kanunu'na tabi olduğu dönem içerisinde arsa paylarının bağımsız bölümün değeri ile orantılı olmadığından bahisle davalılara ait payların azaltılması ve kendi payının arttırılması şeklinde tapu iptali ve tescil talep etmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.