Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4682 E. 2025/16067 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4682
- Karar No
- 2025/16067
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3059 Esas, 2024/1560 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme ve ecrimisil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda, direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma sonrası yapılan yargılamada; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde özetle; .. Kadastro Mahkemesinin 2005/12 Esas, 2014/6 Karar sayılı kararı ile .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 9 15... parsel sayılı taşınmazın 11.623,26 m²lik bölümünün muris .. mirasçıları adına tescil edildiğini, kendisinin de taşınmazda 1598,18 m²lik hisseye sahip olduğunu, davaya konu taşınmazın 1992 yılından beri Devlet yolu olarak kullanıldığını, kendilerine kamulaştırma işlemi nedeniyle ödeme yapılmadığını ileri sürerek el atmanın önlenmesine, ecrimisile, taşınmazın eski hâle getirilmesine ve kamulaştırma şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın 22.06.1989 tarihli ve 1989/131 sayılı kamu yararı kararı ile 110.000,00 TL bedelle kamulaştırıldığını, kamulaştırma işlemlerinin .. 2. Noterliğinin 26.03.1992 tarihli ve ... yevmiye numaralı tebligatı ile davacının murisine usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, taşınmaz mülkiyetinin itirazlı olduğunu, kamulaştırma bedelinin .. Bankası .. Şubesinin 31.01.1992 tarihli ve .. sayılı hesap numarası ile depo edildiğini, usulüne uygun kamulaştırma işlemlerinin yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.07.2020 tarihli ve 2019/17 Esas, 2020/117 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl ve davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2020 tarihli ve 2020/987 Esas, 2020/1050 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2020 tarihli ve 2020/987 Esas, 2020/1050 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın 1965 yılında yapılan kadastro ile 13.750,00 m² olarak davacının murisi .. .. adına tespit edildiği, yapılan kadastro tespitine itiraz sonucu Manavgat Kadastro Mahkemesinde davalı olduğu, 22.06.1989 tarihli ve 1989/131 sayılı kamu yararı kararı davalı idarece kamulaştırıldığı, kamulaştırmanın .. 2. Noterliğinin 28.04.1992 tarihli ve ... yevmiye numaralı tebligat ile tespit maliki ..’nın aynı çatı altında oturan eşi ..’ya tebliğ edildiği, malik ..’nın tezyidi bedel davası açtığı, 18.04.2016 tarihinde kesinleşen Manavgat Kadastro Mahkemesinin 30.04.2014 tarihli ve 2005/12 Esas, 2014/76 Karar sayılı kararı ile taşınmazın 11.623,26 m² olarak .. mirasçıları adına tescil edildiği, kalan kısmının orman vasfıyla ifraz edildiği anlaşıldığından, dava konusu taşınmaza ilişkin kesinleşmiş geçerli bir kamulaştırma işlemi bulunması nedeniyle açılan davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/1646 Esas, 2021/1378 Karar sayılı kararı ile bozma kararına direnilmesine karar verilmiştir.
C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/1646 Esas, 2021/1378 Karar sayılı direnme kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda Mahkemenin direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Dairemizin bozma kararı usul ve kanuna uygun bulunarak, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.05.2024 tarihli ve 2022/5-688 Esas, 2024/238 Karar sayılı Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
E. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekâlet ücretinin maktu tayin edilmesi gerektiğini, Kadastro Mahkemesinin kararının etkisiz kılındığını, geçerli bir kamulaştırma işleminin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3. Davacıların davasının tamamen reddedildiği gözetildiğinde karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği davacılar aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.