Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4646 E. 2025/13750 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4646
Karar No
2025/13750
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/2463 Esas, 2025/151 Karar KARAR: Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2024/176 Esas, 2024/268 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince yargı yolu yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili yönünden konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı ... ve Milli Eğitim Bakanlığı vekillerince istinaf edilmesi ve davacı vekilinin istinaf aşamasında davalı ... (...) yönünden davadan feragat dilekçesi vermesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... Başkanlığı yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, davalı ... Bakanlığı ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 757 parselin maliki olduğunu, davalı ... Başkanlığının 16.04.2004 tarihli imar planında parselin kısmen konut, okul ve yol olarak planlandığını belirterek belirlenecek tazminatın davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmaza el atmadığını, uzlaşma şartının yerine getirilmediğini, bu itibarla davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından el atması veya fiili müdahalesi bulunmadığını, imar kısıtlamaları ve kamulaştırma işlemiyle ilgisi ve bağlantısı da bulunmadığını, dosyanın idari yargının görev alanına girdiğinden usulden ret kararı verilmesini, dava konusu taşınmaza yönelik hiçbir el atma veya müdahalesi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın imar planına göre kısmen yol ve kısmen konut olarak planlandığını, diğer davalı ... Başkanlığı tarafından 06.05.2011 tarihli ve 2475 sayılı Başkanlık oluru ile Gecekondu Önleme Bölgesi ilan edildiğini, yetkili kurum tarafından işbu davanın açılmasından önce yeni plan çalışmalarına başlanılmış olması nedeniyle bu durumun bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili yönünden konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi bakımından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... ve Milli Eğitim Bakanlığı vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... Başkanlığı aleyhine açılan davadan feragat ettiklerini, vekâlet ücretinin nispi hesaplanması ve faiz hükmünün enflasyon farkı gözetilerek kurulması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; haklarında açılan davada husumet yönünden ret kararı verilerek lehe vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; haklarında açılan davada husumet yönünden ret kararı verilerek lehe vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin 26.11.2024 tarihli dilekçesi ile davalı ... Başkanlığı yönünden davadan feragat edildiğinin bildirildiği ve davacı tarafça vekile verilen vekâletnamede de davadan feragat yetkisinin bulunduğu göz önüne alınarak davalı ... Başkanlığı yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, davalılar Milli Eğitim Bakanlığı ve ... hakkında açılan davalar yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, davalı ... Bakanlığı ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı idareler ... ve Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davada hükmedilen yargılama giderlerine enflasyon oranında kademeli faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği halde, bu konu tartışılmadan ve faize dair hüküm kurulmadan karar verilmiş olması ve bu hususun Bölge Adliye Mahkemesi kararında da irdelenmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını ya da bu hususlarda düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davanın davalı ... Başkanlığı yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı ... Bakanlığı ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, ecrimisil talebinin ise reddine karar verildiği gözetilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idareler lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4646, K. 2025/13750, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4646-e-2025-13750-k-077ca58d5897