Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4580 E. 2025/12980 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4580
- Karar No
- 2025/12980
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1757 Esas, 2025/396 Karar KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Salihli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/108 Esas, 2022/124 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 09... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idare tarafından takdir edilen bedelin son derece düşük kaldığını ileri sürerek kamulaştırma bedelinin Mahkeme tarafından belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, kamulaştırılan taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararına bedel yönünden itiraz ettiklerini, net gelirin hatalı belirlendiğini, üretim masraflarının düşük alındığını, taşınmazın ne şekilde sulandığı belirlenmeden sulu tarım arazisi olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kesin süre içinde kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de karar tarihinden sonra "Mahkemenin ihtarında belirtilen kamulaştırma bedelinin bankaya depo edilerek dekontun dosyaya sunulduğu anlaşıldığından usul ekonomisi ve kamu yararı göz önüne alındığında...''gerekçesiyle kaldırıldığını, Mahkemece kaldırma kararından sonra dosya içerisine alınan önceki raporlar baz alınarak hüküm kurularak mağduriyete yol açıldığını, kamulaştırma fark bedelinin tespiti bakımından 2022 yılı verilerinin esas alınacağı yeni bir rapor aldırılması ve kararın bu rapor esas alınarak verilmesi gerektiğini, aradan geçen zamanda gayrimenkulün değerinin artması, arazide yapılan demiryolu çalışması ile kamulaştırılan alan ile kamulaştırılmayan alan arasında kot farkı oluşması, kamulaştırılan kısmın araziyi değersizleştirmesi, arazinin en verimli ve düzgün yerinin kamulaştırılmış olması, kamulaştırılan alan nedeniyle araziye ulaşım güçlüğü, araziye döşenmiş su borusu, dikili ağaçların yerinden sökülmesi, arazinin etrafının yeniden çevrilmek zorunda kalınacak olması, yeniden su hattı döşenecek olması hususlarının göz ardı edildiğini, tespit edilen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedelinin yatırılmaması sebebiyle davanın reddine dair verilen kararın Dairelerinin 02.03.2022 tarihli ve 2022/654 Esas, 2022/697 Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmesi üzerine Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de "davalı tarafın istinaf dilekçesinde "Mahkemece verilen kesin süre içinde kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeniyle davanın reddine dair verilen ilk kararın Bölge Adliye Mahkemesince karar tarihinden sonra mahkemenin ihtarında belirtilen kamulaştırma bedelinin bankaya depo edilerek dekontun dosyaya sunulduğu anlaşıldığından usul ekonomisi ve kamu yararı gerekçesiyle kaldırıldığını, ancak mahkemece kaldırma kararından sonra dosya içerisine alınan önceki raporlar baz alınarak hüküm kurularak mağduriyete yol açıldığını, kamulaştırma fark bedelinin tespiti bakımından 2022 yılı verilerinin esas alınacağı yeni bir rapor aldırılması ve kararın bu rapor esas alınarak verilmesi gerektiğini, aradan geçen zamanda gayrimenkulün değerinin arttığını, tespit edilen bedelin çok düşük olduğunu" beyan etmesi karşısında davacı idarece kamulaştırma bedelinin Mahkemece verilen süreler geçtikten sonra bloke edilmesine muvafakatinin olmadığı anlaşıldığı, bu itibarla 2942 sayılı Kanun'un 10/8 inci maddesi gereğince verilen 15 günlük sürelere rağmen davacı idare tarafından kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde bankaya depo edilmediği ve davalının Mahkemece verilen süreler geçtikten sonra bedelin depo edilmesine muvafakatinin olmadığı anlaşılmakla Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin son içtihatları ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları gözetilerek davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak verilen süreler içerisinde bedel bloke edilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı taraf ile uzlaşma görüşmeleri gerçekleştirilmek istenmişse de davalı yanın görüşmelere iştirak etmediğini, Korona afeti sebebiyle idarece kendi kusuru dışında ödenek temini sıkıntısı yaşadığından depo edilemeyen bedellerin ivedilikle temin edilerek dosyaya dekontun sunulduğunu, Mahkemece, bozma kararına uyulmakla, o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak ve yine o kararda gösterilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğmuş olup idarenin usulü müktesap hakkı göz önüne alınmadan karar verildiğini, İstinaf Mahkemesi kararının ülkemizin önemli atılımlarından ... Hızlı Tren Projesini sekteye uğratacağını, kamu zararı oluşmasına sebebiyet vereceğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra 01.06.2021 tarihinde depo kararını yerine getirdiği, Mahkemece verilen ilk kararın duruşmasında davalı vekilinin davacı idareye kamulaştırma bedelini depo etmesi için yeniden süre verilmesini talep ettiği hâlde, Mahkemece davanın usulden reddine karar verildiği, Mahkemece verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile kaldırılması üzerine Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, davanın geldiği aşamada davacı idare lehine usulü kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilerek arazi niteliğindeki taşınmaza 25.12.20219 tarihli bilirkişi raporu uyarınca yapılan değer tespitine göre hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.