Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/27995 E. 2013/24715 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/27995
Karar No
2013/24715
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Mahkemesi

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, kamyon şoförü olarak çalıştığını, ... sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile, izin, hafta ve genel tatil alacaklarını istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının ... talimatlarına uymadığını, devamsızlık yapmayı alışkanlık haline getirmesi sebebi ile haklı nedenle ... sözleşmesinin feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının ... sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle kıdem, ihbar tazminatının kabulüne hak kazandığı halde ödenmeyen izin ve genel tatil alacağının kabulüne, çalıştığını ispatlayamadığı için hafta tatilinin reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasında, izin alacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı 12.04.1996- 25.02.2010 tarihleri arasında kamyon şoförü olarak çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürmüştür. Davalı taraf davacının herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ./.. doğrultusunda tüm hizmet süresi üzerinden 236 gün karşılığı 10439,07 TL izin alacağının bulunduğu, davalı tarafından kullandırıldığı veya ödendiği ispatlanamadığı gerekçesi ile kabulüne karar verilmiştir. Yıllık izin kullanımına dair 1999-2006 yılları arası imzalı izin defterinin davalı vekilince temyiz dilekçesiyle birlikte sunulduğu görülmektedir. Bir hakkın mevcut olmadığına, sona erdiğine dair belgelerin yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gereklidir. Bu nedenle sözkonusu izin defteri davacı taraf isticvap edilerek gösterildikten sonra mahkemece değerlendirilmesi zorunlu olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 15.11.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Somut olayda uyuşmazlık konularından birisi de yıllık ücretli izin alacağına ait olup, mahkemece davacı işçinin bu yöndeki isteğinin kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir. Davalı vekili, yargılama sırasında ibraz etmediği yıllık ücretli izin kullanımına ilişkin bazı belgeleri temyiz dilekçesi ekinde sunmuştur. Temyiz incelemesinde, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen vakıa ve dillerin, hatta mahkemenin karar vermesinden sonra yaşanan vakıaların ileri sürülmesi mümkün değildir. Yeni vakıaların ileri sürülmesi ve bunların incelenmesi, karşı tarafın rızasına da tabi değildir. Çünkü temyiz incelemesinde tahkikat yapılamaz. Mahkemece yargılama sırasında taraflara delillerini sunmaları için usulüne uygun süre verilmiştir. Taraflarca hazırlama ilkesinin uygulandığı bir davada, taraflar, ellerindeki delilleri mahkemeye ibraz etmeli, başka yerden getirtilecek deliller için ise nereden getirtileceği konusunda gerekli açıklamaları yapmalıdır. Aksi halde sonradan delil sunulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 145.maddesinde öngörülen şartların varlığına bağlıdır. Kaldı ki, mahkemece yargılama sırasında davalı işverence sunulan tüm deliller incelenerek sonuca gidilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 2.maddesi uyarınca inceleme konusu dosya bakımından uygulanması gereken 1086 sayılı Kanunu'nun 428.maddesinde bozma nedenleri sayılmış olup, temyiz aşamasında sunulan delilin bozma nedeni yapılacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Keza, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “bozma sebepleri” başlığını taşıyan 371.maddesine göre temyiz olunan kararın tamamen veya kısmen bozulması için; hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması, dava şartlarına aykırılık bulunması, taraflardan birinin iddiasını ispat için dayandığı delillerin kanun bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi ve karara etki eden yargılama hatası ve eksiklilerinin bulunması gerekir. Somut olayda gerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda gerekse 6100 sayılı Kanun'da belirtilen bozma sebeplerinin hiçbiri mevcut değildir. Bu nedenle, yargılama sırasında ödemeye ilişkin olsa bile ibraz edilmeyen delillerin temyiz aşamasında sunulması ve bozma nedeni yapılması mümkün olmamalıdır. Sayın çoğunluğun temyiz aşamasında sunulan imzalı izin belgelerinin dikkate alınarak davacının isticvap edilmesi gerektiği yönünde vardığı sonuç, mahkemelerin yargısal faaliyetlerini ciddiye almayan veya yargılamayı uzatmaya matuf kötü niyetli davranışları özendirici niteliktedir. Yukarıda belirtilen nedenlerle mahkemece davacının yıllık izin ücreti talebinin kabulüne ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan sayın çoğunluğun sözü edilen alacakla ilgili bozma görüşüne katılamıyorum.15.11.2013

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/27995, K. 2013/24715, T. 15.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-27995-e-2013-24715-k-c0845a0123a9