Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/452 E. 2025/12091 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/452
Karar No
2025/12091
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1572 Esas, 2024/2117 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Keskin Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/77 Esas, 2021/139 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Kırıkkale ili, ..., .... köyü 317 ada 6 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, .... Nehrinin yatağının genişlemiş olması ve izinsiz kazılar nedeniyle müvekkiline ait taşınmazın kullanılamaz hâle geldiğini, davalı kurumlara söz konusu zararın giderilmesi için başvurduklarını ancak olumlu yanıt alamadıklarını, kurumların idarelerince herhangi bir işlem yapılmadığı yönünde cevap verdiğini, davalı ... İdaresi ve Maliye Hazinesinin kum ocaklarının ruhsatlandırılmasını yapan ve alanları kiraya veren kurumlar olduğunu, kum ocaklarının kiracı, davalıların ise kiraya veren sıfatına sahip olduğunu belirterek ..., .... köyü 317 ada 6 parsel sayılı taşınmazın eski hale getirilmesini, eski hale getirilme masrafların hesaplanmasını, eski hale getirme bedeli taşınmaz bedelinden yüksek hesaplanır ise kamulaştırmasız el atma hükümleri doğrultusunda taşınmazın davalı adına tescilinin sağlanarak taşınmaz bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasını, taşınmazdan istifade edilememesi nedeniyle beş yıllık 100,00 TL ecrimisil tazminatının müvekkiline ödenmesini talep etmiştir

II. CEVAP 1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresinde açılmadığını, ileri sürülen hakkın zamanaşımına uğradığını, yakın zamanda dava konusu alanda herhangi bir çalışmanın olmadığını, eski dönemlerde kum ocağı olarak işletildiğini, yaklaşık 25 yıl önce faaliyet gösteren kum ocağı tarafından malzeme alındığını, davaya konu yerin idareleri hizmet ve sorumluluk alanında bulunmadığını, idareleri tarafından kamulaştırma işlemi yapılmadığını, el atmanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... Hazinesi cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın idarelerine yanlış açıldığını, Maliye Bakanlığınca kum ocaklarının kiraya verilmesi ve kamu kurum ve kuruluşlarını tahsis edilmesi yönünde herhangi bir işlem yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aşamalarda ilgili kurumlara yazılan müzekkerelerde dava konusu parselin su altına kalmasına neden olan kum ocaklarının davalılar tarafından işletilmediği, kum ocağına ilişkin ruhsatın da davalılar tarafından verilmediği anlaşıldığından ve davacı vekiline 8 nolu celsede süre verilmesine rağmen kum ocağını kimin işlettiğine yönelik dosyaya herhangi bir delil sunmadığı görüldüğünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazda oluşan zararın kum ocağı işletilmesinden kaynaklı olduğunun ispat edildiğini, dava konusu taşınmazın kum ocağı olarak işletilmesine ilişkin kum ocağı sahibi ile birlikte davalı kurumların gerek kiraya veren gerekse denetim yetkilerinin sorumlulukları bulunmasından ötürü müteselsil olarak sorumlu olduğundan ve kum ocağı ruhsatlandırılması ve kiralanmasına yönelik belgelerin gönderilmesine ilişkin yazılan müzekkere cevabı gelmeksizin davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığını, davalıların sorumluluğunun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 730 uncu madde bağlamında ve aynı zamanda Çevre Kanunu ve ilgili yönetmeliği kapsamında bir mesuliyet olduğunu, mazeretleri bulunduğu hâlde yokluklarında karar verilmesinin de doğru olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza kısmen kum hafriyatı dökülerek el atıldığı ve bu nedenle dava konusu taşınmazın bir kısmının da .... Nehri suları ile dolduğu anlaşılmış ise de bu durumun davalı idareler tarafından bir kamu menfaati çerçevesinde fiilen el atmalarından kaynaklandığı ispat edilemediğinden davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece usulden reddine karar verilmiş ise de mahkeme kararı sonucu itibarıyla doğru olduğundan davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı ... arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/452, K. 2025/12091, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-452-e-2025-12091-k-32eb75877a64