Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4488 E. 2025/11737 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4488
Karar No
2025/11737
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1127 Esas, 2025/137 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/200 Esas, 2023/112 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, davacı ...'a ödenmesine karar verilen tazminat bedeli yönünden davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... yönünden ödenmesine karar verilen kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeli yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .... ili, ..., ... Mahallesi 3509 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı idareler tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde, imar planında ortaokul alanı olarak ayrıldığını bu nedenle mülkiyet hakkının kısıtlandığını, taşınmaza el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza kurumlarınca fiili olarak el atmanın söz konusu olmadığını, davanın öncelikle kurumları açısından husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, bu itirazları dikkate alınmayacak ise söz konusu taşınmazın imar bilgilerinin ilgili kurumlardan araştırılması gerektiğini, davacı tarafın bu davayı açmadan önce kurumlarına uzlaşma başvurusunda bulunmasının da gerektiğini, bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle iş bu davanın idare mahkemesinde görülmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasında kurumlarının herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davanın kurumları açısından husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kurumlarınca dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, bu nedenlerle öncelikle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, aksi kanaat oluşması halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaza belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlandığını, davalı ... hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak, istinaf dilekçesinde belirttikleri hususlar yönünden yeniden esas hakkında karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda belirlenen metrekare birim fiyatının fahiş olduğunu, emsal seçiminin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın arasında yapılan mukayese kriterlerini kabul etmediklerini, tazminat bedeline ıslah tarihinden değil de dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, müvekkili kurum aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi dava konusu taşınmazın imar durumu ve konumuna göre belirlenen bedelin uygun olduğu, böylece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ayrıca 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun'a ( 2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 1'de hukuki el atma düzenlendiğinden ve 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrasında; “Bu kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” hükmü uyarınca hukuki el atmalarda dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen tazminat bedeli ne olursa olsun maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilerek Mahkemece maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından davacılar ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, ..... Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.03.2014 tarihli ve 199 sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ortaöğretim tesis alanı olarak ayrıldığı dikkate alındığında makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü doğrudur. 3.Arsa niteliğindeki .... ili, ..., .... Mahallesi 3509 ada 1 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... vekilinin davacı ...'un payına düşen tazminat bedeli yönünden temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı ... vekilinin davacı ... payına düşen tazminat bedeli yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4488, K. 2025/11737, T. 22.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4488-e-2025-11737-k-7e9283d76dfa