Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4263 E. 2025/6595 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4263
- Karar No
- 2025/6595
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1272 Esas, 2025/146 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Hazro Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/88 Esas, 2024/64 Karar Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkinine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyü 167 ada 3 parsel sayılı taşınmazda müvekkilleri adına olan tapu kaydına davalı idarenin talebi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şerh konulduğunu, müvekkillerinin mülkiyet hakkını kısıtlayan, yasal şartları taşımayan, usulsüz ve hatalı olarak konulan bu şerhin terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı parsele ilişkin farklı mahkemelerde dava bulunması veya aynı davacı tarafından farklı parseller için başka mahkemelerde dava açılmış olması halinde davaların birleştirilmesi gerektiğini, vekâlet ücretinin de buna göre hükmedilmesini, taşınmaz için acele kamulaştırma kararı bulunduğunu, acele kamulaştırma davası sonucunda bu şerhin Mahkeme kararıyla koydurulması gerektiğini, müvekkili idare tarafından konulması halinde şerhin hükümsüz olacağını ve Tapu Müdürlüğünün şerhin kaldırılması için şerhi koyan kurumun talebini aramasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili idare tarafından şerhin kaldırılmaması yönünde tapuya yazılmış herhangi bir yazı bulunmadığını ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulü ile davalı idare lehine taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmaya konu taşınmazın başkasına devrini engellemek için konulan söz konusu şerhin acele kamulaştırma işleminin tamamlanmasından altı ay sonra 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine göre kamulaştırma davasının açıldığını gösteren dilekçenin tapuya gönderilmemesi durumunda tapu idaresi tarafından resen kaldırılması gerektiğini, müvekkili idare tarafından şerhin kaldırılmaması yönünde tapuya yazılmış herhangi bir yazı bulunmadığını, Tapu Müdürlüğünün şerhin kaldırılması için şerhi koyan kurumun talebini aramasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili idarenin sorumluluk alanının geniş olup personel yetersizliğinin Mahkemece dikkate alınmadığını, davacılar tarafından açılan kamulaştırmasız el atma davası sonucunda tescilin yapılıp yapılmadığı araştırılmaksızın davanın kabulüne karar verildiğini, davacı tarafın şerhin kaldırılması için müvekkili kuruma veya Tapu Müdürlüğüne başvurmaksızın işbu davayı açmasının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, dosya için harcanacak mahkeme masrafları ve ödenecek vekâlet ücretinin davacı için sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, müvekkili idare için kurum zararına yol açacağını, kamulaştırmasız el atma davalarında tescil hükmünün kesinleşme şerhi mevcut değilken infaz edilemediğini, müvekkili idareye tescil işlemlerinin infazı için süre tanınmayarak dürüstlük kuralına aykırı hareket edildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydına davalı idarenin talebi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şerh konulduğu, buna karşın şerhin konulduğu tarihten itibaren altı ay içerisinde bedel tespit ve tescil davasının açılmadığı, 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin son fıkrasında öngörülen koşulların gerçekleştiği, taşınmazın tapu kaydına konulan 31/b şerhinin taşınmazın devir ve temlikine engel olduğu, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince şerhin terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca aynı parsel için farklı malikler tarafından aynı talep ile açılan davaların birleştirilerek davacılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 6100 sayılı Kanun ile düzenlenen istinaf sebeplerinin “kamu düzenine aykırılık” ve “taraflarca ileri sürülen” nedenler olmak üzere iki ayrımda incelenmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırılık mutlak istinaf sebebidir ve bölge adliye mahkemesince kendiliğinden gözetilir. Bu nedenle kamu düzenine aykırı bir sebebin istinaf dilekçesinde ileri sürülüp sürülmemesinin de bir önemi bulunmamaktadır. Buna karşılık kamu düzenine aykırı olmayan istinaf sebeplerinin istinaf dilekçesinde mutlaka gösterilmesi gerekmektedir. Kamu düzenine aykırı olmayan bir istinaf sebebi istinaf dilekçesinde gösterilmemiş ise bölge adliye mahkemesince kendiliğinden dikkate alınamaz. Çünkü istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. 3. Eldeki dosya kapsamına göre; davalı idare vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesi incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen dava için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesine yönelik açıkça bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından ve vekâlet ücretine ilişkin hükmün de kamu düzenine ilişkin olmadığı gözetildiğinde, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülmemesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi mümkün bulunmadığı gibi temyiz yolunda ileri sürülmesi durumunda dahi Yargıtay'ın bu temyiz sebebini incelemesi de mümkün bulunmamaktadır. 4. Buna karşın; birleştirilen davaya ilişkin hükümde dava konusu taşınmazın ada numarasının hatalı gösterilmesi suretiyle infazda tereddüte yol açılması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının birleştirilen davaya ilişkin (1) numaralı bendinde yer alan "161" sayısının hükümden çıkartılması, yerine "167" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.