Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1434 E. 2025/3009 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1434
- Karar No
- 2025/3009
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2331 E., 2024/2116 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/183 E., 2024/293 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalının öz kızı olduğunu, adına kayıtlı bulunan 101 ada 38 parsel sayılı taşınmazın babasından miras kaldığını, böbrek yetmezliği, göz problemleri ve ağır hasta olması nedeniyle işlerin devamı için tapuyu eşinin üzerine verdiğini, ancak eşinin ölümü ile mirasçı olan tek çocuğu davalının, babasının ölümü nedeni ile arazinin 4/3'ünün kendisine düştüğünü düşünerek Söke Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/990 Esas sayılı dosyası ile satışını istediğini, hastalığı nedeni ile eşinin üzerine vermiş olduğu tapunun, bu durumdan faydalanılarak satılmak istenmesi sebebi ile bu davayı açtığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile Aydın ili, Söke ilçesi, ... mevki 101 ada 38 parselde kayıtlı bulunan tapunun iptal edilerek tarafına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda dayanılan herhangi bir resmî belge, başkaca kesin bir delil bulunmadığını, davacının tek delili olan tapu kayıtları incelendiğinde davacının, dilekçesinde dayandığı her şeyin gerçek dışı olduğunun ortada olduğunu, davacı tarafından her ne kadar muris muvazaası sebebi ile tapu iptali ve tescil davası açılmışsa da, böyle bir hususun varlığı ve bu hususun ispatına yönelik herhangi bir delil sunulmadığını, muris muvazaası olarak değerlendirilebilecek herhangi bir eylemin de mevcut olmadığını, davacı tarafın Söke Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış olan ortaklığın giderilmesi davasını sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak hareket ettiğini, murisin, müvekkiline herhangi bir temlikinin bulunmadığını, müvekkili mirasçı olduğundan dolayı babasının maliki olduğu taşınmaza miras payı oranında paydaş olduğunu, davacının tek mirasçısının müvekkili ... olduğunu, davacının, davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dilekçesinin başlı başına gerçek olmayan iddialarla dolu olduğunu, tapu kayıtları incelendiğinde taşınmazın, davacının babasından kalan bir miras olmadığının anlaşılacağını, muris muvazaasının hiçbir koşulunun bulunmadığını, müvekkiline, diğer mirasçı olan davacıdan habersiz olarak devredilen herhangi bir taşınır-taşınmaz mal bulunmadığını, açıklanan nedenlerle öncelikle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının duruşmaya gelmemesi nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/1. maddesi gereğince 17.05.2024 tarihli duruşmada davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, HMK'nın 139. maddesi uyarınca duruşmaya mazeretsiz gelinmediği takdirde dosyanın işlemden kaldırılacağı ihtaratının bulunduğu, ön inceleme tensip zaptının davacıya 12.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 17.05.2024 tarihli duruşmasında, davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olmasına karşın yanlardan hiçbirinin HMK'nın 150/4. maddesi uyarınca üç aylık süre içinde yenileme dilekçesi vermediği, davacı tarafça davanın yenilenmesi için kanun tarafından davacıya tanınan üç aylık sürenin 17.08.2024 tarihinde sona ereceği, ancak bu tarihin adli tatil içine isabet etmesi nedeniyle, HMK'nın 104. maddesi gereğince sürenin adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağı gerekçesiyle 10.09.2024 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı, istinaf başvuru dilekçesinde rahatsızlıklarından bahsetmişse de HMK'nın 95 vd. maddelerine göre yapılmış bir eski hale getirme talebi olmadığı, bu nedenlerle verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; tüm mahkeme süresince %95 oranında mağdur ve raporlu olduğunu, dosyadaki belgelere rağmen dosyanın düşürülmesine karar verildiğini öğrendiğinde yenileme talebinde bulunduğunu ancak dilekçesinin kabul edilmediği, adresi ve telefon numarasının dosyada olmasına rağmen Yerel Mahkeme tarafından haber verilmeden dosyanın işlemden kaldırıldığını, davanın devam ettiği zamanlarda bilgi ve görgü tanıklarını hazır etmesine rağmen tanıklarının dinlenilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgelerden; davacının bir önceki celse olan 26.04.2024 tarihli celsede hazır bulunması nedeniyle gün ve saatini bildiği 17.05.2024 tarihli duruşmaya katılmadığı, davalı yanca da davanın takip edilmeyeceğinin bildirilmesi üzerine takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davanın 3 aylık süre içinde yenilenmediği, 3 aylık sürenin 17.08.2024 tarihinde sona erdiği, ancak bu tarihin adli tatile isabet ettiği, HMK'nın 104. maddesi gereğince sürenin adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağı, bu gerekçelerle davanın 10.09.2024 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.