Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/395 E. 2025/11244 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/395
- Karar No
- 2025/11244
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/514 Esas, 2024/371 Karar KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan inceleme ve işlem sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, .... ilçesi, .... köyü .... ada 214 parsel sayılı taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle tapusunun mahkeme kararıyla iptal edildiğini belirterek uğranılan zararın yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun 1007 nci maddesi uyarınca tazminat koşullarının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.07.2014 tarihli ve 2013/74 Esas, 2014/568 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin, alınan bilirkişi heyeti raporunun hükme elverişli ve yeterli olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B.Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 01.06.2017 tarihli ve 2016/622 Esas, 2017/310 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin, alınan bilirkişi heyeti raporunun hükme elverişli ve yeterli olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 15.04.2021 tarihli ve 2020/257 Esas, 2021/305 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
3.Dairemiz düzeltilerek onama kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 4.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; karar düzeltme talebinin kabulü ile mahkemenin bozma öncesi ilk kararının davacı tarafın temyiz etmediği dikkate alındığında davalı idare lehine oluşan usulî kazanılmış hak ihlal edilerek m² birim fiyatı yönünden fazla bedele hükmedilmiş olduğu ve mükerrer zemin bedelinin hesaplandığı, 109 ada 359 parselin zemin bedelinin davacı murisinin 2061/2400 payına isabet eden bedelin hesaplanması gerekirken tam pay üzerinden hesaplama yapıldığı kararın bu yönlerden bozulması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müştemilatta köy tüzel kişiliğinin hakkı olmadığını, belirlenen bedelin taşınmazın gerçek bedelini karşılamadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal incelemesinin hatalı yapıldığını, bedelin yüksek hesaplandığını, ağaç ve yapı bedelinin doğru hesaplanmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaç ve yapı bedelleri yönünden yapılan değerlendirme bozma konusu yapılmadığı halde, bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapı ve ağaçlar yönünden yeniden değerlendirme yapılıp, ağaç ve yapı bedelinin davacıya ait olduğu gözetilmeden zemin hissesi oranında hesaplama yapılması doğru değildir.
4. Dairemiz bozma ilamında mahkemece verilen ilk kararın davacı tarafça temyiz edilmediği dikkate alınarak belirlenen m² birim fiyatının davalı idare lehine oluşan usulî kazanılmış hakkı ihlal ettiği belirtildiği hâlde, bozma sonrası hükme esas alınan raporda ikinci mahkeme kararında belirlenen m² bedelinin hükme esas alınmış olması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabul ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.