Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3862 E. 2025/16344 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3862
- Karar No
- 2025/16344
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2699 Esas, 2025/96 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/271 Esas, 2023/822 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. köyü 59 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; değer tespitinde kullanılan buğday- yonca münavebesinin hatalı olduğunu, kapitalizasyon faizinin hatalı belirlendiğini, bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konu taşınmazın kuru tarım arazisi olarak değerlendirildiğini, taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde olduğunu, belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, aynı bölgedeki komşu parseller için farklı fiyatlar belirlendiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, taşınmazdaki ağaçların bizzat davacı kurum tarafından tespit edildiğini ve ancak raporda bu ağaçların sayısının eksik belirtildiğini, farklı bir iklime sahip bir bölgenin verilerinin kullanılmasının mağduriyete sebep olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı hesaplandığını, belirlenen bedelin müvekkilinin zararını karşılamadığını, objektif değer artışının hesaplanması gerektiğini, ... köyüne dair hiçbir verinin bulunmaması hususu dikkate alınarak .. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne müzekkere yazılması ve bu bölgede yetişen ürünlere dair bir tespit yapılarak veri oluşturulmasının istenilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla taşınmazın tarım arazisi olarak nitelendirildiği dikkate alınarak taşınmazın değerinin tespit edilmesinde ilçe tarım müdürlüğünün 2020 dava tarihi itibariyle kesinleşmiş ürün maliyet cetveli kullanılarak net gelir metodu uygulanmak suretiyle değer biçildiği, bu hesaplama şeklinin usul ve kanuna uygun olduğu, 15.06.2023 tarihli fen bilirkişisi raporunda dava konusu 59 parselin B harfi ile işaretli yol geçirilen kamulaştırılan kısmının 8987,82 m² olduğu belirtilmiş, koordinatları ayrıntıları ile gösterilmiş, haritadaki yeri işaretlenmiş olup bilirkişi kurulundan alınan 14.08.2023 tarihli raporda tapu belgesi bulunmayan dava konusu 59 proje nolu parselin .. ilçesi, .. sınırları içerisinde bulunduğu, taşınmazın sulu tarla vasfında olduğu, taşınmazda kamulaştırma öncesi sulama maksatlı mahalli kanal ve arkların olduğu, taşınmazın herhangi bir belediye hizmetinden faydalanmadığı, taşınmazın bulunduğu .. köyünün, en yakın .. ilçesine yaklaşık 60 km mesafede olduğu, taşınmazda yol yapım faaliyetlerinin devam ettiği, taşınmazın etrafının meskun olmadığı, eğimli bir yapıda olduğu, bu nedenle objektif değer artışı haiz olmadığı, davalı idare tarafından taşınmaz üzerinde 20 yaşında 11 adet ceviz ağacı tespit edildiği, ceviz ağaçlarının maktu değer toplamının 11.880,00 TL olduğu, keşif tarihi itibarıyla objektif değer artışı uygulamasını gerektirir somut bir sebebin bulunmadığı, yapılan hesaplama sonucunda taşınmaz için toplam 162.066,47 TL kamulaştırma bedeli tespit edildiği, dava konusu taşınmazın bir kısmının davacı tarafından kamulaştırıldığı, dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmının ve koordinatlarının Fen bilirkişisi tarafından krokide belirtildiği, bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme ile dava konusu zilyetlik 59 parselin üzerindeki ağaçların ekonomik değerinin olduğu, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce ağaç bedeline ilişkin bir tespitin bulunmadığı, ancak ... ilçesi için maktu ağaç bedellerine ilişkin verilerin bulunduğu, ... ve ... ... bölgesinin aynı il sınırları içerisinde ve birbirlerine emsal olacak nitelikte olduğu anlaşılmakla, bu verilerin hesaplamada esas alınabileceği, taşınmazın eğiminin yüksek olduğu, sulu tarım arazisi vasfıyla değerlendirme yapıldığı, bilirkişi raporundaki tespitlerin keşifteki gözlemle de uyuştuğu anlaşılmakla kamulaştırma bedelinin bankaya davalı adına daha önce 26.07.2022 tarihinde depo edildiği de gözetilerek davanın kabulüne karar vermek gerektiği, her ne kadar davalı vekilince ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne verilerin oluşturulması için müzekkere yazılması talep edilmişse de mahkemenin ancak idarelerce oluşturulmuş verileri kullanabileceği, yoksa veri oluşturma konusunda idarelere emir ve talimat verme yetkisinin bulunmadığı, .. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce oluşturulmuş maktu ağaç verilerinin .. bölgesi için de kullanılmasına bir engelin bulunmadığı, bilirkişi raporunda davalının itirazının aksine 2020 yılı kesinleşmiş sulu tarım verilerinin esas alındığı, yine bilirkişi raporunda bakımlı ve bakımsız en düşük ve en yüksek ağaç maktu bedellerinin ortalamasının alındığı, bu şekilde yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, keşifteki gözleme ve davalının oldukça eğimli arazi yapısına uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin itirazlarına itibar edilmediği, davanın niteliği ve davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet vermediği dikkate alınarak davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.