Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3591 E. 2025/14503 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3591
- Karar No
- 2025/14503
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/99 Esas, 2020/89 Karar KARAR : Ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 61... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.02.2016 tarihli ve 2014/297 Esas, 2016/107 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 03.02.2016 tarihli ve 2014/297 Esas, 2016/107 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; bilirkişi kurulunca emsal olarak incelenen taşınmazın emlak vergi değeri ile dava konusu taşınmazın emlak vergi değerinin karşılaştırılmasında emsalin dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu anlaşıldığı halde ters orantı kurularak dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilmek suretiyle değer biçildiğinden rapor inandırıcı bulunmayarak mahallinde keşif yapılıp alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararı ile fark bedel depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen sürede bedel depo edildiği halde davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun denetlenmesi gerektiğini, davanın reddi nedeniyle tapu malikinin bedeli alamadığını ileri sürmüştür.
C.Gerekçe 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Mahkemece 08.11.20 19... .12.2019 tarihli celselerde verilen sürelerin kesin olduğunun belirtilmemesinin ve fark bedelin verilen sürede depo edilmemesinin sonuçlarının ihtar edilmemesinin 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasına aykırı olduğu anlaşılmakla usulüne uygun olarak verilmeyen ikinci ve üçüncü süre hukuki sonuç doğurmayacağı hâlde, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.