Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2148 E. 2025/13802 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2148
- Karar No
- 2025/13802
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/1 65... /504 Karar
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 01.06.2012 tarihinde davalı ...'in maliki ve sürücüsü olduğu araçla müvekkillerinden ...'in sevk ve idaresindeki aracın çarpıştığını, kazada davalının %100 kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'in ağır şekilde, ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilmez ve vücudunda kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralandığını, diğer davalının kazaya karışan aracın ZMSS olduğunu belirterek ... için 20.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... için 1.000,00 TL, ... için 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.06.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini davacı ... yönünden 9.232,70 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar ayrı ayrı sundukları cevap dilekçeleri ile davanın reddinin gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarihli ve 2016/33 16... /12004 karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile davacı ... ... için toplam 8.072,41 TL maddi tazminatın ve davacı ... ... için toplam 24,92 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacı ... ... için 3.500,00 TL ve davacı ... ... için 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi için davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Anılan kararın temyizi üzerine; Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 11.12.2018 tarihli, 2016/33 16... /12004 karar sayılı kararıyla; "1-6100 sayılı HMK geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2015 tarihinden itibaren 2.080,00 TL’ye çıkarılmıştır. Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verilmiş olup davacı ... ... lehine hükmedilen 24,92 TL maddi tazminat yönünden karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.19 90... /4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve davacı ... ... hakkındaki manevi tazminatın takdirinde B.K'nın 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı ... vekilinin ve davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3- Somut olayda; davacı ... ... motorsiklette yolcu konumunda olup trafik kazası tespit tutanağına göre olay anında kaskı yoktur. Davacı ... ...'nün maluliyetine dair düzenlenen 13/8/2014 tarihli ATK raporunda, davacı ... ...'nün trafik kazasına bağlı gelişen C5-6 dislokasyon ve C5 lamina kırığı sonucu C5-6 stabilizasyon arızası nedeni ile %6.2 maluliyeti bulunduğu belirlenmiştir. Buna göre mahkemece, davacı ... ...'nün maluliyet durumu açısından kask takıp takmamış olmasının önem arz edip etmediği hususu araştırılarak sonucuna göre BK'nın 44. maddesi (TBK 52. md) uyarınca maddi tazminattan makul oranda ve hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, ondan sonra varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemenin davacıların maddi tazminat talebini karşıladığı gerekçesiyle madde tazminat talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'de meydana gelen yaralanmanın kask kullanmaması nedeniyle arttığına ilişkin bir tespit bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığına, davacı ... yönünden 3.500,00 TL, davacı ... yönünden 2.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.