Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3341 E. 2025/14843 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3341
- Karar No
- 2025/14843
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2528 Esas, 2024/3352 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/3 Esas, 2023/354 Karar
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazı satın aldıktan sonra taşınmazda 3402 sayılı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 41 nci maddesi uyarınca yapılan düzeltme sonucu taşınmazın yüzölçümü azaldığından uğramış olduğu zararın düzeltmenin tapuya tescil edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; mevcut taşınmazın yerinde durduğunu, herhangi bir mülkiyet değişikliği yapılmadığını, zeminde kullanılan yerin aynı olduğunu, sadece metre karesinin güncel teknoloji ile hesaplandığını, bu hususta arz üzerinde bir değişiklik olmadığını, eksik ölçüldüğü belirtilen parsellerdeki düşmelerin ölçüm hatalarından kaynaklanabildiğini, ancak teknik verilerle yapılan ölçümlerin daha sağlıklı olduğundan herhangi bir eksiklik bulunmadığını, arz üzerinde eksilme olmadığından bir zarardan da söz edilemeyeceğinden bahisle haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, yüzölçümü değişikliği ile mülkiyette bir değişikliğin olmadığından davacının zararının oluşmadığını, arsa olarak yapılan değerlendirmede m² değerinin yüksek tespit edildiğini, aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca yapılan teknik hataların düzeltilmesi çalışması sonrası taşınmazın yüzölçümünün küçülmesi sebebiyle davacının zararının oluştuğu, küçülmenin dava konusu parselin tesis kadastrosundaki teknololojik olarak ölçüm yetersizliğinden kaynaklandığı, çapta herhangi bir değişiklik olmadığı, zararın başka türlü giderilme imkanının bulunmadığı ve teknik çalışmanın kesinleştiği tarih itibari ile davacının zararının karşılanması gerektiği, değerlendirme tarihi itibari arsa olarak belirlenen taşınmazın değerinin emsal satış yöntemiyle belirlendiği, her ne kadar bilirkişi heyetince emsal alınan taşınmazın satış kaydı ile imar durumu ve emlak vergisine esas metre kare değerleri mahkemece araştırılmamış ise de Dairece söz konusu kayıtlar celb edilerek yapılan değerlendirme sonucunda bilirkişi heyetince takdir edilen bedelin adil ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararında istinaf sebeplerine bağlı olarak yapılan inceleme sonucunda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak gerçek değerinin biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.