Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3289 E. 2025/15012 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3289
Karar No
2025/15012
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/6373 Esas, 2025/231 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/260 Esas, 2024/415 Karar

Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılardan ...'ın, Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 41 83... parselde bulunan taşınmazın 1/2 hissesini 13.08.2014 tarihinde üçüncü kişiden satın aldığını, diğer davacıların murisi ... 'ın Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 41 83... parselde bulunan taşınmazın 1/2 hissesini 14.12.1993 tarihinde üçüncü kişiden satın aldığını, taşınmazın 14.06.2011 tarihinde müvekkillerine intikal ettiğini, 25.02.2015 tarihinde müvekkilinin satın almış olduğu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a bendi gereği yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, 26.820,00 m² olanı taşınmaz yüzölçümü 25.850,53 m² olarak tapuya eksik tescil edildiğini belirterek oluşan zararın tazminini istemiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre, zamanaşımı ve husumet itirazlarında bulunarak ve 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinde düzenlenen tazminat koşullarının somut olayda oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece keşif yapıldıktan sonra Kadastro Müdürlüğünün 24.04.2024 tarihli yazısı ile dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca düzeltme işlemlerine başlandığı bildirilmiş, bunun üzerine Mahkemece düzeltme işlemlerinin beklenilmesi üzerine Kadastro Müdürlüğünün 06.11.2024 tarihli yazı cevabından; dava konusu taşınmazın 22/a uygulaması neticesinde 25.850,53 m² olan yüzölçümünün, 41 inci madde uyarınca yapılan düzeltme işlemi neticesinde 26.883,57 m² olarak 29.08.2024 tarihli ve ... yevmiye numarası ile tescil edildiği anlaşılmış, alınan TAKBİS sorgusundan da dava konusu 41 83... parsel sayılı taşınmazın 26.883,57 m² yüzölçümü ile tapuya kayıtlı olduğu görüldüğünden konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazlarının dikkate alınmadan eksik inceleme ile aleyhlerine yargılama gideri ile vekâlet ücretine karar verildiğini, aleyhlerine verilen hususların usul ve kanuna aykırı olduğunu, hükmün lehe olan kısımlarına bir diyeceklerinin bulunmamakla birlikte gerekçe ve hüküm bölümünde yer alan aleyhe bölümleri kabul etmediklerini, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve davacı taraf lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle karara karşı istinaf talebinde bulunulmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava açıldıktan sonra eksilen yüzölçümünün düzeltildiği, davanın konusunun kalmadığından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması ve davacıların dava tarihi itibarıyla davalarında haklı olması nedeniyle, davalı idarenin, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmuş olması doğru olduğundan İlk Derece Mahkemesince karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6, 13/1 ve 13/2 maddesi uyarınca, davacılar lehine 30.000,00 TL vekâlet ücreti takdir edilmiş olması da isabetli görülerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyanın incelenmesinden, Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 41 83... parsel sayılı taşınmazın tapuda 26.820,00 m² yüzölçümü ile kayıtlı iken 11.11.2014 tarihinde 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosu sonucu 41 83... parsel numarası ve 25.850,53 m² yüzölçümü ile davacılar adına tescil edildiği, eksilmenin 969,47 m² olduğu, eldeki davanın zamanaşımı süresi içinde 19.07.2023 tarihinde açıldığı, ancak dava açıldıktan sonra dava konusu taşınmazın 22/a uygulaması neticesinde 25.850,53 m² olan yüzölçümünün, 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi ile 26.883,57 m² olarak 29.08.2024 tarihli ve ... yevmiye numarası ile tapuya tescil edildiği, davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet vermiş olduğu anlaşıldığından yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2 maddesi gereğince hesaplanan vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallan ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3289, K. 2025/15012, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3289-e-2025-15012-k-e369d30d4f01