Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3337 E. 2025/14842 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3337
- Karar No
- 2025/14842
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2764 Esas, 2024/3373 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/180 Esas, 2024/300 Karar
Taraflar arasındaki tapu iptal tescil, mümkün olmadığı takdirde uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu iptal tescil isteminin reddine, tazminat talebinin ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisleri ...’ın, ...’dan mirasçılarına geçen ve ... tarafından ... Noterliği ... tarihli ...- ... yevmiye sayılı vekaletname, satış/teslim senedi ibraname ile satın aldığı ve zilyetliğini teslim aldığı bulunan taşınmazların tescil dışı tapu niteliğinde olduğunu, davalılar murisi adına halen tescilli olduğunu, Eylül 314, ... 5/37 (57) cilt sahife, 157 Sırada kayıtlı ..., ...., ...Mevki, ..., ..., garben kokmuş yol şimalen bayır cenuben dere olan, miktarı Atik (10) Dönüm, Cihet-i Tasarrufu Budahi, Mutasarrufu Budahi, Geldisi Müceddiden, Gittisi:Bu gayrimenkul C/14 Sa/118 Sı/ 27... .7.947 tarihinde Devlet Ormanı olarak tahdit ve tescil edildiğini, açıklamalı, revizyon yok olarak kayıtlı olduğunu, bu taşınmazların Orman İdaresi adına tescilinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu tapuların Osmanlı Sicil Kayıtlarını gösterir belgeler ve müvekkillerinin murisine ait veraset ilamı ile ... murisi ... tarafından dava konusu taşınmazların bedel karşılığında müvekkillerinin murisi ...'a satılıp teslim edildiğine dair ... Noterliği ... tarihli ...- ... yevmiye sayılı vekâletname, satış/teslim senedinin ve ibranamenin bulunduğunu, müvekkillerinin murisinin hüküm ve tasarrufu ile mülkiyeti tahtında olduğunu, dava konusu olan taşınmaz parselinin orman niteliğini kaybettiğini, hiçbir zaman orman vasfına bürünmediğini, müvekkilinin taşınmazı malik olduktan sonra kullandığını, parselin, İstanbul, ..., Kısırmandıra, 566 parsel sayılı Hazine/orman parsel numarası ile Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu yerlerin orman niteliğini kaybeden yerlerden olduğunu, mülkiyetlerinin müvekkilleri murisi tarafından ... Noterliği ... tarihli ...- ... yevmiye sayılı vekaletname, satış/teslim senedi ibraname ile satın alındığını, müvekkilleri adına miras payları oranında tescilinin gerektiğini, dava konusu parsellerin müvekkillerinin murisine satıldığında tüm hakları ile devredildiğini, noter satış senedinde bu durumun kayıt altına alındığını, dava konusu parsellerin orman ağacına vasıf olmadığını, orman vasıflı ağaçların bulunmadığını, hava fotoğraflarında ve kadastro kayıtlarında taşınmazın orman vasfında olmadığının açık olduğunu, İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/180 Esas sayılı dosyasında yapılan inceleme ve araştırma neticesinde dava konusu parselin 566 parsel olduğunun ve Hazine adına tescil edildiğinin, taşınmazın değerinin belirlenerek 8.876.839,00 TL değerinde olduğunun belirlendiğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi kapsamında 5.917.892,67 TL tapu bedeli tazminatının davalı idareden alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla asıl ve birleştirilen davalarda tapu iptal ve tescil talebinin reddine, terditli tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.917.892,67 TL'nin birleştirilen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden alınarak hisseleri oranında davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada zamanaşımının gerçekleştiğini, derdestlik itirazlarının olduğunu, söz konusu taşınmazın, ... Köyü sınırları dahilinde bulunan kuzeyi 257 parsel, doğusu 252 parsel, batısı 255 parsel ve güneyi Devlet Ormanı ile çevrili bulunan 10.975,00 m² yüzölçümlü, "Eylemli Orman" vasıflı tescil harici alan iken,... Müdürlüğünün 24.09.2010 tarih ve 7094 sayılı yazısı ile orman olarak kullanılmak üzere idareleri adına tahsis edilmesini talep edildiğini, Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nın 12.10.2010 tarihli olurları ile ... ve ... Bakanlığı adına tahsis edildiğini, daha sonra 08.08.2012 tarih ve ... yevmiye no ile 566 parsel ve 10.959,06 m² olarak,"Orman" vasfıyla Hazine adına tescil edildiğinden, ... Bakanlığı ... Genel Müdürlüğü Taşra Birimleri Kuruluş ve Görev Yönetmeliğinin 12'nci maddesinin (ı) fıkrası ile 3 15... sayılı ... Genel Tebliği hükümleri doğrultusunda, işin niteliği de dikkate alınarak öncelikle orman olarak kullanılmak üzere ... ve ... Bakanlığına tahsis edildiğini, dava konusu edilen olayda Maliye Hazinesi yönünden, Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesi gereğince Devletin kusursuz sorumluluğunu gerektirecek bir durum söz konusu olmadığını, korunması gereken bir hakkının da bulunmadığını, tapu sicil müdürlüğünün dava konusu taşınmazın tescil işlemini, tapu sicil nizamnamesi hükümlerine göre gerçekleştiğini, davada dava şartların mevcut olmadığını, müvekkili idarenin hiçbir kusuru bulunmadığı gibi hukuki sorumluluğunun da bulunmadığını, davacı tarafın uğramış olduğu zararı belgelendiremediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından muris ... adına ... noterliğinde düzenlenen ... tarihli satış senedi ve ibraname başlıklı sözleşme uyarınca Eylül 13 14... /37 (57) cilt 1 57... sıra nolu zabıt kayıtlarına dayalı olarak tapu iptal ve tescil olmadığı taktirde tazminat talebiyle eldeki davanın açıldığı, davaya konu 566 parsel sayılı taşınmazın komisyon kararına istinaden 24.07.1947 tarihinde cilt no 14 sayfa no 118 sıra no 27 sayılı zabıt kaydı ile Devlet ormanı olarak Hazine adına tescil edildiği, davacıların murisine ait olduğu iddia edilen Eylül 1314 tarihi 5/37 (57) cilt 1 57... sıra nolu kayıtlarının dava konusu taşınmaza revizyon gördüğü, dava konusu taşınmazın 1947 yılında orman olarak tescil edilmiş olup hak düşürücü süre içinde içerisinde dava açılmamasına ve orman niteliğindeki taşınmazdan zilyetlik ve zabıt kaydına dayalı olarak yer iktisabının mümkün olmamasına göre mahkemece tapu iptal tescil talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamakta olduğunu, taraflarca söz konusu tapu iptal tescil talebinin reddine ilişkin karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığından tapu iptal tescil talebi yönünden verilen kararın kesinleştiğini, ayrıca mahkemece tazminat koşulların oluştuğu gerekçesiyle tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu, dosya kapsamına göre davacıların murisi adına tapuda devredilen herhangi bir zabıt tapu kaydı bulunmadığını, davacılar tarafından murise ait ... tarihli ibraname başlıklı satış sözleşmesine istinaden hak talebinde bulunulmuş ise de 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat talebinde bulunabilmesi için tapu kaydına dayalı olarak hak iddiasında bulunulmasının gerektiği, somut olayda davacılar tarafından noterde düzenlenen satış sözleşmesine dayanıldığı, tapuda yapılan herhangi bir işlem bulunmadığı ve davacıların murisi adına kayıtlı herhangi bir zabıt kaydı bulunmadığı, söz konusu zabıt kayıtlarına dayalı olarak önceki malik ... tarafından talepte bulunabileceği, davacıların söz konusu zabıt kayıtlarına dayalı olarak tazminat talep hakkının bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece koşulları oluşmayan tazminat davasının da reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan davalı ... vekilinin istinaf itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bölge adliye mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeden 18.09.1963 tarihli satış sözleşmesinin geçersiz kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.