Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3284 E. 2025/6261 K.
Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3284
- Karar No
- 2025/6261
- Karar Tarihi
- Konu
- Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2406 Esas, 2024/2657 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/152 Esas, 2022/1143 Karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ortak alanlara müdahalesinin önlenerek eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yönetici olup olmadığının tespiti ile yönetici olmaması halinde davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesindeki eksiklerin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, müvekkilinin yapıyı mevcut haliyle satın almış olduğunu, doğalgaz sayacının onaylı proje yapılarak İGDAŞ tarafından uygun görülen yere monte edildiğini, apartman girişindeki güvenlik kamerası güvenlik amaçlı olup müvekkile ait bağımsız bölümün duvarına asılmış olduğunu ve müvekkilin de güvenlik kamerasına bir itirazı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesine özetle; müvekkilinin söz konusu taşınmazda kiracı statüsünde olup mevcut haliyle taşınmazı kiraladığını, dava konusu değişiklikleri yapanın müvekkili olmadığını, müvekkil şirket tarafından kullanılan tüm kameraların güvenlik amacıyla konulduğunu ve tamamen bu amaç doğrultusunda kullanılmakta olduğunu, yalnızca davaya konu edilen doğalgaz sayacının müvekkilinin taşınmazı kiraladıktan sonra takıldığını, sayacın tamamen İGDAŞ yetkilileri tarafından hukuka ve projeye uygun olarak yerleştirildiğini ve apartmana katkı sağlayan unsurlar olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulüne, 05.07.2022 ve 30.10.2020 tarihli ... tarafından sunulan bilirkişi raporunda belirtilen ... ilçesi, ... Mahallesi ... Caddesinde kain 628 ada 141 parsel sayılı taşınmaz dükkan ve 1 nolu bağımsız bölümlerinde malik ve kiracı olan davalıların ortak alanlara gerçekleştirilen müdahalelerin mennine, davaya konu taşınmazlardan 1 nolu bağımsız bölümün gerek mimari projesinde gerekse tapu kaydında bodrumda eklentisi deposu olan mağaza, davaya konu taşınmazlardan 2 nolu bağımsız bölümün ise mimari proje ve tapu kaydında muayenehane olarak tasdikli, kayıtlı ve tescilli olup her iki bağımsız bölüm içten merdiven ile bağlantı sağlanarak birleşik bağımsız bölümün restoran olarak kullanıldığı, bilirkişi raporuna ekli kroki planda gösterildiği üzere kaçak imalat olan apartmanın ortak alanı aydınlığından geçirilen bacaların tamamen sökülerek apartman aydınlığından arındırılması, cephe değişikliği mahiyetindeki restoranın ön cephede yapılmış olan yeni girişin kapatılmasına ve yeniden projesinde olduğu ve bilirkişi raporuna ekli krokide gösterildiği üzere apartman giriş holü üzerindeki sağda yeniden giriş kapısı yapılmasına, yine davalı ...'nın mülkiyetinde olan 2 nolu bağımsız bölümün tapu kayıtlarında muayenehane olup bilirkişi raporuna ekli krokide gösterildiği üzere 1 nolu bağımsız bölümün eklentisi şeklinde restoran salonu olarak kullanılan bölümün muayenehane olarak projesine uygun hale getirilmesine, bu şekilde ortak alanların eski hale getirilmesine, diğer taleplerin reddine, eski hale getirme masraflarının davalılarca karşılanmasına, karar gereğinin yerine getirilmesi için davalılara kararın kesinleşmesinden itibaren 60 gün süre verilmesine, bu süre içerisinde kararın gereğini yerine getirmez ise idari para cezasına hükmedileceğinin ihtarına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların apartmanın ortak alanda yer alan daire giriş kapısı üstüne koydukları kamera 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (634 sayılı Kanun) gereğince, ortak alana müdahale niteliği taşıdığı için, kanuna aykırı olduğunu, davadaki bu talebinin reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, Yargıtay kararlarındada belirtildiği gibi, ortak alana kamera konulmasına dair kat maliklerinin 4/5 çoğunluğunca alınan bir karar olmadığı için, ortak alana konulan kameraların kaldırılmasının yasal zorunluluk olduğunu, davalıların, apartman girişindeki ortak alana, doğalgaz vanası ile sayaç koymasına dair eylemde, müdahalesinin önlenmesine dair talebinin de mahkemece reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, doğalgaz vanası ile sayacının, bağımsız bölüm dışında olması zorunlu tutulsa dahi, davalıların bu vana ve sayacı bağımsız bölümün ön kısmında, apartman giriş alanı dışında monte ettirmelerinin teknik olarak mümkün olmadığına ve İGDAŞ tarafından burada monte edilmesine onay verilmeyeceğine dair resmi yazının olmadığını hatalı karar verildiğini, belirterek kararın kaldırılmasına davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin taşınmazı 2015 yılında mevcut haliyle satın almış olup, davacı tarafından iddia edilen işlemlerin hiçbirinin müvekkilince gerçekleştirilmediğini, bu hususun tespiti için projeye aykırı olduğu iddia edilen imalatların yaşının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiğini, müvekkilin sorumlu tutulamayacağını, doğalgaz sayacı, boruları vb. ekipmanların monte edilmesi gerekli değişiklikler kapsamında olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre de yapılan değişikliklerin zorunlu olması halinde 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesindeki yasal şartların aranmadığını bu sebeple bilirkişi tarafından yapılan herhangi bir muvafakat bulunmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, doğalgaz ekipmanlarının nereye monte edileceği konusunda müvekkilin inisiyatif hakkı ve karar yetkisi olmadığını, imal edilen baca ve havalandırma sisteminin müvekkili tarafından inşa edilmemekle birlikte bilirkişi tarafından 30.10.2020 tarihli raporda hava sirkülasyonunun sağlanması için baca sistemine ihtiyaç olduğunun tespit edildiğini, yine bilirkişi tarafından 17.05.2021 tarihli raporda bacaların müvekkilinin mülkiyet kapsamında arsa payını aşmadığının belirtildiğini, müvekkilinin baca ve havalandırma sistemine ilişkin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazları 18.11.2015 tarihinde mevcut haliyle satın aldığını, bahsedilen değişiklikleri kendisi yapmadığından bu değişikliklerden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, camlı doğramanın müvekkil tarafından yapılmadığını, mimari projede zemin katında ön cephe komple ve bina giriş holünde de bina giriş kapısından dış cephe kontruna kadar vitrin nitelikli camekan planlanmış olduğunu, bu sebeple taşınmaza ait cephede inşa edilen camekanda mimari projeye ve hukuka aykırılık bulunmadığını, taşınmazı satın aldığında bulunan durumdan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bunlara ek olarak dava konusu taşınmazın işyeri olarak kullanılmasına ilişkin ilgili belediyece tüm denetimlerin (mevzuata uygunluk vs.) yapılarak, uygun bulunması akabinde işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı düzenlendiğini, belirterek kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hatalı hukuki değerlendirme yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın Şişli Belediyesi tarafından düzenlenmiş işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının olduğunu, bir iş yerinin 634 sayılı Kanun ve diğer tüm ilgili mevzuata uygunluk denetimi yapıldıktan sonra ruhsatın belediyece düzenlendiğini, taşınmazın tüm hukuki denetimleri yapılmış ve mevzuata uygun bulunarak çalışma ruhsatı düzenlediğini, bilirkişi raporunda taşınmazın muayenehane ve mağaza olarak tanımlandığını, restoran olarak kullanılması için gerekli olan baca sistemi için kat maliklerinden rıza alınmadığından bahsedildiğini, bilirkişice belediyeden alınan ruhsata gerekli ihtimamı göstermediğini, bir işyerinin restoran olarak kullanılması için havalandırma sistemi kullanılması şart olduğunu ve 15 cm çapındaki bir borunun apartman boşluğunda bulunmasının kimseye bir zararı olmadığını, kimsenin hakkına tecavüz etmediğini, müvekkilinin söz konusu taşınmazda kiracı olduğunu, kiralananı mevcut haliyle kiraladığını, eski hale getirilmesi konusunda hukuki bir sorumluluğu olmadığını, mal sahibi tarafından restoran olarak kullanılmaya uygun olduğu ifade edilerek kiralandığını, mal sahibinin kira sözleşmesi kapsamındaki ödevi, kira ilişkisi boyunca kiralananın kiralanma amacına uygun olarak kullanılmasını sağlamak olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davanın ortak alanlara el atmanın önlenmesi ve projeye aykırılığın giderilmesi talebine ilişkin olduğu, tarafların taşınmaz maliki ve kiracı olduğu, aktif- pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğu, mahkemece tapu kaydı, yönetim planı ve mimari proje getirtilerek, mahallinde uzman bilirkişilerin refakatiyle keşif icra edildiği, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun ve akabinde alınan ek raporun dosyaya sunulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ortak alanlara yapılan müdahalenin ve davalıya ait bağımsız bölümde yapılan projeye aykırılıkların neler olduğu ve nasıl giderilebileceğinin belirtildiği, mahkemenin, denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verdiği, kararın infazında tereddüt hasıl olacak nitelikte bulunmadığı, kat mülkiyetine tabi olan yerde, mimari projeye aykırı imalatlar yapılıp, ortak alana müdahale edilerek dava konusu taşınmazın işyeri olarak kullanılmasına ilişkin ilgili belediyece iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı düzenlenmesinin 634 sayılı Kanun'a aykırılığı ortadan kaldırmayacağı, iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatının sonuca etkili olmadığı, tarafların istinaf sebeplerinin ayrı ayrı yerinde olmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Buna karşın, mahkemece eski hale getirilmesi ve uygun bir süreye hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken idari para cezasına hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,
2.Dairemizce resen yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının; (4) numaralı bendinde yer alan "bu süre içerisinde kararın gereğini yerine getirmez ise kat mülkiyeti kanunun 33/3. fıkrası gereğince 250 TL den 2.000 TL ye kadar idari para cezasına hükmedileceğinin ihtarına" cümlesinin hükümden çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.