Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3188 E. 2025/13871 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3188
Karar No
2025/13871
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2416 Esas, 2024/2058 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/212 Esas, 2023/479 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili, ..., Mahallesi 11 56... parsel sayılı taşınmazda davacının miras bırakanı ... adına kayıtlı hissesinin bulunduğunu, taşınmazın uygulama imar planı ile pazar alanı olarak ayrıldığını, davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadığını, bedel de ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 50.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, bilirkişi heyetinin dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeye olan talebi dikkate almadan değer belirlediklerini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait payda hisse hatası olduğunu, öncelikle bu hususun düzeltilmesi gerektiğini, kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun müvekkillerine ait olmadığını, bu nedenle husumet yönünden davanın reddini gerektiğini, fiilen el atma işlemlerinin bulunmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsalin dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğu, emsal alınan satışın dava öncesinde tapuda yapıldığı, buna ilişkin evrakların dosyaya celp edildiği,emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından, yapılan mukayese sonucunda emsalin dava konusu taşınmazdan 1,07 kat değerli olduğu kabul edilerek dava tarihine güncellenen metrekare birim fiyatı üzerinden değerlilik katsayısı uygulanarak dava tarihi olan 20.02.2023 tarihi itibarıyla taşınmazın metrekare birim fiyatının 5.259,60 TL olarak hesaplanmasında, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde yargılama giderlerinin davalıdan tahsilinde, davalının sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiş, istinaf aşamasında Dairelerince dava konusu taşınmaza ilişkin alınan tapu kaydında dava konusu taşınmazın Varsak olan mahalle isminin ... olarak değiştiği görülmüş ise de İlk Derece Mahkeme kararının ilgili tapu müdürlüğüne gönderildiği, mahkeme kararının 23.06.2023 tarihli ve ... yevmiye ile şerhedildiği belirlendiğinden bu husus düzeltme nedeni olarak kabul edilmeyerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal kıyaslaması suretiyle değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Buna karşın, kamu düzeni uyarınca yapılan incelemede dava konusu taşınmazın tapuda kayıtlı mahalle adı “Varsak” iken 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun EK-1 maddesi uyarınca “...” olarak düzeltilmekle infazda tereddüt uyandıracak şekilde eski Mahalle adı üzerinden hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Kamu düzenine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendindeki “Varsak Mahallesi” ibaresinden sonra gelmek üzere “3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun EK-1 maddesi uyarınca yeni ...” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3188, K. 2025/13871, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3188-e-2025-13871-k-934fce43c409