Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3087 E. 2025/14474 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3087
Karar No
2025/14474
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/61 Esas, 2024/397 Karar KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın davacı ... yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davacılar yönünden ise kısmen kabulüne, birleştirilen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu Yalova ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 07... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının ... Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edilerek Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkillerinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini belirterek uğranılan zararın davalı idareden tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.04.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/565 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, Mahkemece tapu kaydınn iptali sebebiyle davacıların oluşan zararından Hazinenin sorumlu olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak dava konusu taşınmaza, tapu iptal kararının kesinleştiği tarih olan 11.09.2012 tarihi verileri esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, dava tarihi itibarıyla değer biçilmesinin ve taşınmazın 1/25000 ölçekli ... planında kalmakla beraber, mücavir alan dışında ve belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, bundan dolayı arazi niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği hâlde, arsa olarak kabulü doğru görülmediği, bu durumda mahkemece, çekişmeli taşınmaz arazi niteliğinde olduğundan değerlendirme tarihi olan 2012 yılına ait çevrede yetiştirilen ürünlerin münavebesi, dekar başına ortalama verim, toptan satış fiyatı ve üretim maliyeti resmî verileri ilçe tarım müdürlüğünden getirtildikten sonra konunun uzmanı bilirkişilerden yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla keşif yapılarak, çekişmeli taşınmazın sulu-kuru olup olmadığı, yerleşim alanına uzaklığı, iklim şartları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu gözetilerek, taşınmaz üzerinde meyve ağaçları varsa ağaçların cinsleri de dikkate alınmak suretiyle elde edilen verilere uygun biçimde değerlendirme yapılıp net gelir yöntemiyle değerlendirme tarihi olan tapu iptali ve tescil davasının kesinleştiği tarihteki gerçek değerinin hesaplattırılması, taşınmazın varsa mütemmim cüzleri, muhdesat ve sökülemeyen teferruatlarının değerleri bayındırlık birim fiyatları ve yıpranma oranları gözetilerek değerlendirme tarihine göre tespit ettirilmesi, bu şekilde tapusu iptal edilen taşınmazın zemin değeri var ise üzerindeki mütemmim cüz, muhdesat ve sökülemeyen teferruatlarının değerleri esas alınarak bu şekilde tapusu iptal edilen tapu sahiplerinin gerçek zararının saptanması, ölü tapu maliklerinin veraset ilamları dosyaya getirtilerek bilirkişilere, tüm davacıların paylarına düşen hisse miktarlarının ayrı ayrı hesaplattırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın davacı ... yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davacılar yönünden ise kısmen kabulüne, birleştirilen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bedelin çok düşük olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, objektif değer artışı verilmesini gerektirecek bir husus olmadığını, bedelin fahiş olduğunu, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesince tazmini gereken bir zararın bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, aynı temyiz sebeplerinin Dairemizin bozma ilamı öncesinde sunulan dilekçelerinde belirtildiği, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl ve birleştirilen davaların davacıları ... vd. 'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3087, K. 2025/14474, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3087-e-2025-14474-k-bea8db3fb2c4