Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3038 E. 2025/12742 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3038
- Karar No
- 2025/12742
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/68 Esas, 2024/699 Karar
Taraflar arasında görülen imar uygulaması sonucu bedele dönüştürülen ve davacı lehine tesis edilen ipotek bedelinin artırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murislerinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 188, 187, 29, 93 parseller ve ... Mahallesi 7 83... parsel sayılı taşınmazlarda malik iken söz konusu parsellerin imar uygulaması gördüğünü, müvekkilerinin murislerinin hisselerine kamulaştırmasız el atıldığını, kendilerine tebligat yapılmadığını, bedeni ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkillerine yasal faiziyle birlikte bedelin şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu işlemin ... Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığını, öncelikle davanın husumet nedeni ile reddi gerektiğini, bu mümkün olmadığı takdirde belirtilen oranlarda husumetin paylaştırılması gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen eski 29... sayılı parsellerin kayıtlarında davacı taraf adına rastlanmadığını, dava konusu parsellerin kadastral parsel olduğunu, taşınmazın %40'ının 3194 sayılı İmar Kanunu gereğince idareye bedelsiz devri gerektiğini, dava konusu taşınmaz için İlçe Takdir Komisyonunca takdir edilen bedelin yerinde olup, fahiş talebin reddi gerektiğini, izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın usul ve esastan reddine, ayrıca dava dilekçenin açıklattırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.12.2018 tarihli ve 2018/221 Esas, 2018/372 Karar sayılı kararı ile sulh protokolü uyarınca konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Mahkemece her ne kadar sulh protokolü uyarınca konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de öncelikle 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18 inci maddesinin (h) bendi uyarınca; vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı 5000,00 YTL'den fazla dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarını sulh ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar verme yetkisinin Belediye Meclisinde olduğu gözetilerek, protokolün bu usule uygun düzenlendiğinin tespit edilmesi halinde; taraflar arasında düzenlenen Sulh Protokolünün 3 üncü maddesinin (C) bendinde yer alan "Dosyanın, sulh protokünde belirlenen bedelin altında olacak şekilde belediye lehine bozulması halinde, bozma bedeli esas alınarak yeni bir düzenleme yapılacaktır." yönündeki maddesi uyarınca ve 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6745 Sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Geçici 12 nci maddede yer alan 24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre "yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, ... Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir. Bu Kanun'un Geçici 6'ncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve onbirinci fıkra hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden dava ve icra takipleri ise bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır.” hükmüne göre ek rapor alınarak sulh protokolü ile birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemiz bozma ilâmı sonrası davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden ilk kararda verilen husumetten red kararı kesinleştiğinden bu yönde yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacılar ve temlik alanlar vekilinin davalı ... hakkındaki davasının husumetten reddine, davalı ... Belediye Başkanlığı yönünden ise ıslah edilmiş davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde hüküm, davacılar ile davalı ... Belediye Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; davalı ... ile davacı...ile alacağı kısmen temlik alan davacılar ...ve ... arasında Sulh sözleşmesi yapıldığı gözetilerek Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 315 inci maddesi uyarınca işlem yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesi ile; "24/02/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, ... Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir" hükmü getirildiği, ... ile sözü edilen protokolü yapmayan temlik alan davacı ... için ... Belediye Başkanlığının sorumlu olduğu kısım ile davalılardan ... Belediye Başkanlığının sorumlu olduğu, ipotek edilen bölüme ilişkin olarak tüm davacılar yönünden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince davada davalarının kısmen kabulüne karar verilmiş iken davada talep konusu olmayan ''Davacıların Sulh Protokolü gereği Belediye Başkanlığından aldığı 207.000,00 bedelin davacılardan payları oranında alınarak belediyeye geri iadesine '' yönündeki hüküm 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesine aykırı olduğunu, sulh sözleşmesinin geçerli olduğunu verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/11578 Esas, 2023/1495 Karar sayılı ilâmı ile de sabit olduğu üzere dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren yasa düzenlemesi nedeniyle bedel düştüğünden, reddedilen kısım üzerinden davalı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesini ve yargılama giderilerinin tamamından idarenin sorumlu tutulmamasının da hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki davacılar ile davalı idareler arasında imar uygulaması sonucu bedele dönüştürülen ve davacılar lehine tesis edilen ipotek bedelinin artırılarak bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Davalı tarafça yapılan ödemelerin iadesi/mahsuplaşması iş bu davanın konusu olmadığından yazılı şekilde dava dışı yapılan sulh protokolü kapsamında ödenen bedellerin iadesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4. Dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren kanun düzenlemesi nedeniyle bedel düştüğünden reddedilen kısım üzerinden davalı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi ve yargılama giderilerinin tamamından idarenin sorumlu olması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Mahkeme kararının hüküm fıkrasının;
a) ( 2) numaralı bendindeki "Davacıların Sulh protokolü gereği belediyeden aldığı 207.000,00 bedelin davacılardan payları oranında alınarak davalı belediyeye geri iadesine" ibaresinin hükümden çıkartılması,
b) Yargılama giderine ilişkin 4 numaralı bendinde bulunan "kısmen kabul kısmen red miktarına göre 3.235,81-TL nin davalı taraftan tahsili ile davacılara verilmesine," ibaresinin hükümden çıkarılması, yerine " davalı idareden tahsili ile davacılara verilmesine" ibaresinin yazılması,
c) Davalı idare lehine düzenlenen vekâlet ücretine ilişkin ( 6) numaralı bendinin tamamen hükümden çıkarılması, bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.