Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/303 E. 2025/12577 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/303
Karar No
2025/12577
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/3213 Esas, 2024/1726 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/639 Esas, 2022/312 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 37... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraflarca cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın denetime elverişli olmadığını, yine bilirkişilerce yörede yaygın olarak yetiştirilmeyen ürünlerin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının düşük tutulduğunu, bölgede sulu olduğu ileri sürülen parsellerin görüntülerinin keşif tutanağı ve bilirkişi raporuna eklenmesi gerektiğini, ürünlerin hasat zamanın kg toptan satış fiyatının dikkate alınarak hesaplama yapılmasının zorunlu olduğunu, bilirkişilerce taşınmazın metrekare birim fiyatının yüksek belirlendiğini, idareleri komisyonlarınca belirlenen değer ile bilirkişilerce belirlenen bedel arasında çok fazla fark bulunduğunu, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmında değer azalışının uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, taşınmazlar için %4,5 kapitalizasyon faiz oranı uygulanmışken, üzerine %35 objektif değer artış oranı uygulanmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun bilimsel ve teknik açıdan hatalı olduğunu ve kabul etmediklerini ileri sürmüştür.

2. Bir kısım davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konumu ve taşıdığı özellikleri sebebiyle çok daha değerli olduğunu kapitalizasyon faiz oranının %4 ve objektif değer artış oranının %100 olarak uygulanması, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi ve taşınmazda meydana gelecek değer azalışının en az %50 olması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kapsamında kırsal yerleşim alan sınırları dışında kaldığı, belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemede arazi vasfında olduğu anlaşılmış olup, net geliri esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirlenen kapitalizasyon faiz oranı ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, bilirkişi kurulunun kanun uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığındın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 37... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesinde, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve irtifak hakkına konu olan bölüm dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/303, K. 2025/12577, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-303-e-2025-12577-k-8b4bd0d58f61