Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/302 E. 2025/11944 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/302
Karar No
2025/11944
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3005 Esas, 2024/1569 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/209 Esas, 2021/324 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleştirilen davada davacı idare ve birleştirilen davada davalı Hazine vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı idare ve birleştirilen davada davalı Hazine vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Zonguldak ili, .... ilçesi, ... köyü 146 ada 1 parsel birleştirilen dosyada 113 ada 27 parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı idare vekili ve birleştirilen davada davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl ve birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada dava konusu taşınmaz için dosyaya sunulan 21.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda kamulaştırma bedelinin 284.760,12 TL olarak tespit edildiğini, kaldırma kararından önce tespit edilen ve depo edilen bedelin 350.474,00 TL olduğunu, dolayısıyla fazla depo edilen 65.713,88 TL'nin iadesi gerektiğini, yerel mahkemeden bu bedelin iadesinin talep edildiğini, ancak bu husus göz önünde bulundurulmayarak taşınmazın kamulaştırma bedelinin 350.474,00 TL olarak tespitine karar verildiğini, birleştirilen davada, dava konusu taşınmaz için dosyaya sunulan aynı bilirkişi raporunda davalı ... hissesi için kamulaştırma bedelinin 1.987,76 TL olarak tespit edildiğini, kaldırma kararından önce tespit edilen ve depo edilen bedelin 2.446,48 TL olduğunu, dolayısıyla fazla depo edilen 458,72 TL'nin iadesi gerektiğini, yerel mahkemeden bu bedelin iadesinin talep edildiğini, ancak bu husus göz önünde bulundurulmayarak taşınmazın kamulaştırma bedelinin 2.446,48 TL olarak tespitine karar verildiğini, ayrıca 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 8/a maddesi çerçevesinde Maliye Hazinesi mülkiyetindeki taşınmazlar üzerindeki irtifak hakkı tesisinin farklı bir usule tabi olması sebebiyle dosyada taraf sıfatı olmaması gereken Maliye Hazinesinin birleşen 2018/110 Esas sayılı davadan silinmesine karar verilmesi gerektiğini, Mahkemeden bu hususta talepte bulunulmuş olmasına rağmen taleplerinin kabul edilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleştirilen davada davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında kamulaştırma bedellerinin düşük belirlendiğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, ayrıca davacı kurum vekilinin istinaf başvurusunda belirttiği davalı taraftan silinmeleri talebinin reddedilmesini, Hazinenin birleştirilen dosyadaki parselde hissedar olduğunu, birleşen dosyada dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğunu, her ne kadar kazanılmış hak olarak önceki karardaki miktara hükmedilmiş ise de dava konusu taşınmazın değerinin kararda hükmedilen miktardan daha fazla olduğunu, faiz işleme sürenin son karar tarihi olan 23.11.2021'e kadar olması gerektiğini belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla asıl ve birleştirilen dava konusu taşınmazların dava dışı kök 402 parselin ifrazı ile oluştuğu, birleştirilen davada davalı Hazinenin dava konusu 113 ada 27 parselde 2014 yılında yapılan imar değişikliği ile pay sahibi olduğu, bu nedenle Mahkemece Hazinenin davaya dahil edilerek Hazine bakımından hüküm tesis edilmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporuyla asıl ve birleştirilen dava konusu taşınmazların metrekare birim fiyatı 650,00 TL olarak belirlenmişse de ilk karara esas bilirkişi raporunda metrekare birim fiyatının 800,00 TL olarak belirlendiği ve 13.02.2019 tarihli ilk karara karşı sadece birleştirilen davada davalı Hazinenin istinaf başvurusunda bulunduğu gözetilerek, davacının ilk karara karşı istinaf başvurusunda bulunmadığı, dolayısıyla davalılar lehine kaldırma öncesi kesinleşen 800,00 TL/m² birim fiyatı baz alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, tespit edilen 800,00 TL/m² birim fiyatı aynı bölgeden Daireye yansıyan 136 ada 9 parsel sayılı taşınmaz için 2018 yılı itibarıyla belirlenen 581,00 TL/m² birim fiyatına göre davalının lehine olduğu, asıl ve birleştirilen dava konusu taşınmazların uygulama imar planında kaldığı gözetildiğinde, bilirkişi heyetince taşınmazların arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapılmak suretiyle taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle her iki taşınmazı kıyaslayarak dava konusu taşınmazların değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, ilk karara karşı istinafa başvuran tarafın sadece birleştirilen davada davalı Hazine olması ve netice olarak belirlenen m² birim fiyatının davalı lehine kazanılmış hak tesis ettiği, bu haliyle bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu kanaatine varılmakla, davacı idare vekili ile birleştirilen davada davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı idare vekili ve birleştirilen davada davalı Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl ve birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine ilişkin hüküm kurulması yerindedir.

3.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleştirilen davada davacı idare vekilinin tüm, birleştirilen davada davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. İlk Derece Mahkemesi kararında 146 ada 1 parsel sayılı taşınmaz için kamulaştırma bedeli 350.474,00 TL olduğunun tespiti ile bu bedelin ilk karar ile ödenmesine karar verilen 16.303,18 TL'lik kısmına 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm gereği dava 4 ay içinde sonuçlandırılmadığından; dava açıldığı tarih olan 03.04.2018 tarihinden itibaren 4 ay sonraki tarih olan 04.08.2018 tarihinden ilk karar tarihi olan 13.02.2019 tarihine, kalan 334.170,82 TL’sine dava açıldığı tarih olan 03.04.2018 tarihinden itibaren 4 ay sonraki tarih olan 04.08.2018 tarihinden ikinci karar tarihi olan 23.11.2021 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, 113 ada 27 parsel sayılı taşınmaz için kamulaştırma bedeli 7.384,88 TL olduğunun tespiti ile bu bedelin ilk karar ile ödenmesine karar verilen 376,00 TL'lik kısmına 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm gereği dava 4 ay içinde sonuçlandırılmadığından; dava açıldığı tarih olan 03.04.2018 tarihinden itibaren 4 ay sonraki tarih olan 04.08.2018 tarihinden ilk karar tarihi olan 13.02.2019 tarihine, kalan 7008,88 TL’sine dava açıldığı tarih olan 03.04.2018 tarihinden itibaren 4 ay sonraki tarih olan 04.08.2018 tarihinden ikinci karar tarihi olan 23.11.2021 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, faiz hususunda yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Asıl ve birleştirilen davada davacı idare vekilinin tüm, birleştirilen davada davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Birleştirilen davada davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının asıl dosyada başlıklı (2.) bendinde geçen "Kamulaştırma Kanununun 10.maddesine 6459 sayılı kanun ile eklenen hüküm uyarınca dava dört aylık süre içerisinde sonuçlandırılmadığından tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden dört ay sonrası olan 04.08.2018 tarihinden ilk karar tarihi olan 13.02.2019 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmasına" cümlesinin çıkarılması yerine "bu bedelin ilk karar ile ödenmesine karar verilen 16.303,18 TL'lik kısmına 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesinin 6459 sayılı Kanun 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm gereği dava 4 ay içinde sonuçlandırılmadığından; dava açıldığı tarih olan 03/04/2018 tarihinden itibaren 4 ay sonraki tarih olan 04.08.2018 tarihinden ilk karar tarihi olan 13.02.2019 tarihine, kalan 334.170,82 TL’sine dava açıldığı tarih olan 03.04.2018 tarihinden itibaren 4 ay sonraki tarih olan 04.08.2018 tarihinden ikinci karar tarihi olan 23.11.2021 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına" yazılması suretiyle, Birleşen dosyada başlıklı (2.) bendinde geçen "Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine 6459 sayılı Kanun ile eklenen hüküm uyarınca dava dört aylık süre içerisinde sonuçlandırılmadığından tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden dört ay sonrası olan 04.08.2018 tarihinden ilk karar tarihi olan 13.02.2019 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmasına" cümlesinin çıkarılması, yerine "bu bedelin ilk karar ile ödenmesine karar verilen 376,00-TL'lik kısmına 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesinin 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile eklenen hüküm gereği dava 4 ay içinde sonuçlandırılmadığından; dava açıldığı tarih olan 03.04.2018 tarihinden itibaren 4 ay sonraki tarih olan 04.08.2018 tarihinden ilk karar tarihi olan 13.02.2019 tarihine, kalan 7008,88 TL’sine dava açıldığı tarih olan 03.04.2018 tarihinden itibaren 4 ay sonraki tarih olan 04.08.2018 tarihinden ikinci karar tarihi olan 23.11.2021 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına" yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Birleştirilen davada davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl ve birleştirilen davada davacı idare harçtan muaf olduğundan yatırılan harçların iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/302, K. 2025/11944, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-302-e-2025-11944-k-91df3e675ebb