Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2954 E. 2025/12960 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2954
Karar No
2025/12960
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/572 Esas, 2024/2552 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/381 Esas, 2024/20 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi 63 25... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için tensip zaptı ile ilgili kurumlara yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda emsal gösterilen taşınmazların dava konusu taşınmazla benzer nitelikte olmadığını, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, bu nedenle kamulaştırma bedeline dava tarihinden geçerli olmak üzere mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için tespit edilen bedel ile kıymet takdir komisyonu tarafından belirlenen bedel arasında fahiş fark olduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesinin de kanuna aykırı olduğunu, müvekkili idare tarafından bedelin bloke edildiği tarihten itibaren davalılara ödeme neması ile birlikte yapılacağından bloke tarihinden sonra davalıların herhangi bir kaybının söz konusu olmadığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, tek satışın emsal alınarak değerlendirme yapılması doğru olmadığı gibi emsalin dava konusu taşınmazdan farklı mahallede ve farklı yüzölçümünde olduğunu, taşınmazın metrekare birim bedelinden emsalden kesilen %38,45 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığını, bu oranın daha yüksek olduğunu, kamulaştırılan kısmın taşınmaz üzerinde yer alan 30 m²lik tiny house tarzı ahşap evin bir kısmını kestiğini, bu kısmın değerinin de hesaba katılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip karşılaştırması yapılarak kamulaştırma bedelinin tespitinde, davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde ve İlk Derece Mahkemesi kararı ile kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmolunmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, faize yönelik istinaf itirazının değerlendirilmesinde ise 01.08.2023 tarihli 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli 2942 sayılı Kanun'un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun'un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası "faizin başlangıç tarihi ve oranı yönünden Anayasaya aykırılık bulunduğu" gerekçesiyle iptal edildiği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra yeni bir yasal düzenleme yapılmadığından faiz yönünden kanun boşluğu doğduğu, Anayasa'nın 46 ncı maddesi hükmü ve Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesi değerlendirildiğinde kamulaştırma bedel tespit ve tescil davalarında değerlendirme tarihi dava tarihi olduğundan faizin başlangıç tarihinin de dava tarihi olması gerektiği, kanun boşluğunun bu şekilde doldurularak hüküm kurulması gerektiği sonucuna varıldığı, bu itibarla somut olayda dava tarihi nazara alındığında, kamulaştırma bedeline davanın açıldığı tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından faiz hükmü yönünden davacı idare vekilinin istinaf itirazının yerinde görülmediği, taraflarca kamulaştırma bedeline uygulanmasına karar verilen faiz oranına yönelik istinaf itirazında bulunulmadığından bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2954, K. 2025/12960, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2954-e-2025-12960-k-182b8e439faa