Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2952 E. 2025/14390 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2952
Karar No
2025/14390
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1256 Esas, 2024/2463 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/166 Esas, 2024/156 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi 61 57... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsilini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davalarda davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi 61 57... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek proje bütünlüğü kapsamında kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atmanın unsurları gerçekleşmediği için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kamulaştırmasız el atma olgusunun idarenin bir işlemi olan imar uygulamasından kaynaklandığını, bu nedenle davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğini, taşınmazın müvekkili idare ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ön inceleme duruşması dahi yapılmadan doğrudan birleştirme kararı verilmesinin usule aykırı olduğunu, taşınmaza fiilen el atılmadığını, hukuki el atma iddiasına dayalı davanın idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmazın kamulaştırılması yetki ve sorumluluğunun ... ile Karayolları Genel Müdürlüğünde bulunması sebebiyle müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, taşınmazın değerinin hesaplanmasında el atma tarihindeki niteliğinin esas alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ve el atma tazminatının davalı idarelerden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, el atma tarihi itibarıyla müvekkili lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesini, hükmedilen bedele kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Asıl davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından el atılmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmazdan farklı özelliklere sahip olduğunu, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.

3. Birleştirilen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasındaki yetki ve sorumluluğun ... ile Karayolları Genel Müdürlüğünde bulunması sebebiyle müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmazı kapsayan alandaki park alanının 10.000 m²nin altında olduğunu ve sorumluluğun ... Belediye Başkanlığında bulunduğunu, yeniden keşif yapılarak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması taleplerinin kabul edilmediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen 40 metrelik taşıt yolunda, kısmen 7 metrelik yol alanında ve kısmen de park alanında kaldığı, taşınmazda fiili el atmanın bulunmadığının anlaşıldığı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/10454 Esas, 2021/2531 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin eyleminin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip olduğu bu şekilde kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceğinin açık olduğu, bu itibarla dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olup taşınmazın aynına ilişkin bu davaya bakmanın adli yargının görevi olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza dava tarihinden öncesine ait özel amacı olmayan taşınmaz satışı esas alınarak, emsal ile eksik ve üstün yanları karşılaştırılmak suretiyle emsal incelemesi yöntemine göre değer biçilmesinin isabetli olduğu, dava konusu taşınmazın plandaki durumuna ve fen bilirkişi raporuna göre (A) ve (B) harfleriyle gösterilen kısımlarda sorumluluğun ... Belediye Başkanlığına ait olduğu, (C) harfiyle gösterilen kısımda sorumluluğun ... Belediye Başkanlığına ait olduğu anlaşıldığından davalı idarelerin husumete yönelik itirazlarının reddolunması gerektiği, hükmedilen tazminat bedeline dava tarihinden itibarın yasal faiz işletilmesi ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun'un Ek Madde 1'i ve Ek Madde 4'ü doğrultusunda hukuki el atma sebebiyle maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

3. Birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2952, K. 2025/14390, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2952-e-2025-14390-k-63b447b4b095