Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2936 E. 2025/13578 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2936
- Karar No
- 2025/13578
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/3061 Esas, 2024/3435 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/359 Esas, 2023/357 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilin Ankara ili, ..., ... Mahallesi 638 04... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde hissedar olduğunu, dava konusu taşınmazın yapılan imar planında "Kentsel Rekreasyon Alanı" olarak ayrıldığını ve davalı idare tarafından taşınmaza kamulaştırma yapılmadan el atıldığını belirterek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkili idarece yapılan bir kamulaştırma işlemi bulunmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 2014 onay tarihli 1/5000 ölçekli ... Planında kentsel rekreasyon alanı olarak düzenlendiği ve buna bağlı olarak yapılan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ve ... nolu parselasyon planı kapsamında “Kentsel Rekreasyon Alanı” kullanımında olduğu, Ankara 3. İdare Mahkemesinin 2014/2161-2016/5559 sayılı kararı ile ... planının iptal edildiği, ancak 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının ayakta olduğu, Büyükşehir Belediye Encümeninin 11.02.2019 tarihli ve 146 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli ... planında aynı kullanım amacına tahsis edildiği, taşınmazın halen 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "kentsel rekreasyon" alanı kullanımında bulunduğu, taşınmazın ... Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırmaya tabi tutulması nedeniyle ifraz gördüğü ve aynı ada 15, 16... parsellere tescil edildiği, kanal olarak kamulaştırmaya tabi tutulan bölümlerin 638 04... ve 17 parsel numarasını aldığı, ifrazla oluşan 15 parselin imar planında Kentsel Rekreasyon alanında kalıp yüzölçümünün 31.302,92 m²’ye düştüğü, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı yürürlükte olan bir taşınmazın plansız duruma düştüğünden söz edilmesine hukuken olanak bulunmadığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, adli yargının görevli olduğu anlaşıldığından işin esasına girilerek dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak birbirlerine üstünlük oranları kıyaslanmak suretiyle, taşınmazın paydaşları tarafından açılan ve yargı denetiminden geçerek kesinleşen dava dosyalarında belirlenen bedellerle uyumlu biçimde zeminine değer biçilerek belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline, dava konusu 15 parsel sayılı taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tesciline dair kararda bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.