Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2708 E. 2025/8458 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2708
Karar No
2025/8458
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2371 Esas, 2025/29 Karar DAVA TARİHİ : 05.06.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/654 Esas, 2022/603 Karar

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... ve davalılar ... vd. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Mersin ili, ... ilçesi, .... Mahallesi, 2 86... parsel sayılı 6 adet villadan oluşan ... Sitesinde 12A numaralı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkilleri ve davalıları... Konakları Sitesi kat malikleri kurulunu oluşturmakta olduğunu, davalı kat malikleri tarafından dava konusu taşınmazda hiçbir hukuksal dayanak ve iyiniyet olmaksızın ortak yüzme havuzu ve sığınağın yıkılmış olduğunu, ortak alanda mimari projeye aykırı tadilat ve duvar yapılmak suretiyle bazı kat maliklerinin dairelerinin diğer bölümlerden ayrılmış olduğunu, dilekçe ekinde sunulan fotoğraflarla da ortak alanda yapılan yıkım, tadilat ve duvar örülmesi işlemlerinin görüleceğini, müvekkili ... tarafından yapılan usulsüzlükler öğrenildiğinde, ... Belediye Başkanlığı Yapı ve Kontrol Müdürlüğüne bilgi almak için başvurulmuş olup yapılan başvuru sonucunda ... Belediye Başkanlığı Yapı ve Kontrol Müdürlüğünün 29.05.2020 tarihli ve 31609471-804.01-E.7035 sayılı cevabi yazısı ile yapılan ortak yüzme havuzunun ve sığınağın iptal edildiği ve bu işlemlerin inşaat ruhsat ve eklerine aykırı olduğu bildirildiğini, davalılar tarafından kat malikleri kurulu toplanmadan, mimari projenin dışına çıkılarak ve esaslı tamir ve tadil yapılabilmesi için ruhsat alınması şartına da uyulmadan yapılan bu işlemler hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek yapılan müdahalelerin önlenmesini, eski hale getirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu sitede ikamet ettiğini, müvekkilleri ...'nın F blok, ...'nin B blok ve ...'ın D Blok nolu bağımsız bölümlerde mukim iken 22.02.2020 tarihli kat malikleri genel kurul toplantısında oy birliği ile site yönetiminin oluşturulduğu bu ve bir takım kararlar alındığını, davacıların müvekkillerini, ... Belediyesi imar birimine 30 davada olduğu gibi kötü niyetli bir biçimde şikayet ettiğini ve müvekkillerinin imar kirliliği suçu işlediğini iddia ettiğini, imar kirliliğine neden olma suçunda korunması gereken hukuki değerin çevre kirliliği yahut halk sağlığı gibi hususlar olması halinde imar kirliliği suçu oluşmayacağını, hukukun kişilerin sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşayabilme hakkını koruduğunu, sürekli akan lağım suyu ve bataklık şeklindeki havuzda sivrisinek istilası altında, müvekkillerinin ve ailelerinin yaşamasının beklenemez olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

2.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalılar ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kat malikleri genel kurul kararının iptaline karar verilmeden bu davanın kabulünün mümkün olmadığını, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek dava şartı eksikliği nedeniyle iptalinin gerektiğini, bu davada site yönetim kurul kararının iptalinin talep edilmediğini, dosyanın konusunun site yönetim kurul kararının iptaline ilişkin talep edilmeyen bir hususta Yerel Mahkemenin usule aykırı biçimde karar tesis ettiğini, onaylı tadilat projesi alınmasının mümkün olmadığı gerçeğinin, yerel mahkemece gözardı edildiğini, yerel mahkeme kararında ayrıca “beş adet villa kapısının kaldırılması” yönünde hüküm tesis ettiğini, bu kapılardan ikisi yaya girişi için kullanılan dar kapılar olduğunu, yaya girişi için kullanılan kapılardan A blok sakinleri tarafından inşa edildiğini ve sadece onlar tarafından kullanıldığını, yerel mahkemenin bu hukuka aykırı kararı ile davacıların açtığı ve kullanıldığı projeye aykırı kapı da müvekkilerinden talep edilir hale geldiğini, yerel mahkemenin bu yönüyle hatalı karar verdiğini, projeye aykırı inşa edilmiş havuzun yıkılmaması halinde 3194 sayılı İmar Kanunu'na (3194 sayılı Kanun) muhalefet edileceğini, somut olayda 3194 sayılı Kanun'un 42 nci maddesine aykırı herhangi bir yapının inşaa edilmediğini, ... Belediyesince site sakinlerine düzenlenen idari para cezasının idare mahkemesi kararıyla iptal edildiğini, davacıların site yönetimini ... Belediyesine şikayet etmesi üzerine, Belediyece site yönetimine idari para cezası düzenlendiğini ve 3194 sayılı Kanun'un 42 nci maddesine aykırılık olduğu şeklinde gerekçelendirildiğini, ... Belediyesinin 09.07.2020 tarihli ve 155 sayılı encümen kararı ile 32.516,60 TL tutarındaki idari para cezasının Mersin 2. İdare Mahkemesi 2020/859 Esas, 2021/422 Karar sayılı kararı ile iptal edildiğini, kararın gerekçesinde, dava konusu taşınmazdaki durumun “ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapı” tanımına uymadığı, davalı idarece yıkıldığı tespit edilen sığınak ve yüzme havuzunun yerine herhangi bir yapıda yapılmadığı anlaşıldığından” .... site yönetimine verilen para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı yönünde tespitte bulunulduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kat malikleri genel kurul kararının iptaline karar verilmeden bu davanın kabulünün mümkün olmadığını, davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek dava şartı eksikliği nedeniyle reddinin gerektiğini, bu davada site yönetim kurul kararının iptalinin talep edilmediğini, dosyanın konusunun site yönetim kurul kararının iptaline ilişkin talep edilmeyen bir hususta İlk Derece Mahkemesinin usule aykırı biçimde karar tesis ettiğini, onaylı tadilat projesi alınmasının mümkün olmadığı gerçeğinin gözardı edildiğini, yerel mahkeme kararında ayrıca “beş adet villa kapısının kaldırılması” yönünde hüküm tesis edildiğini, bu kapılardan ikisinin yaya girişi için kullanılan dar kapılar olduğunu, A blok sakinleri tarafından inşa edilen ve kullanılan projeye aykırı kapının da müvekkilerinden talep edilir hale geldiğini, yerel mahkemenin bu yönüyle hatalı karar verdiğini, projeye aykırı inşa edilmiş havuzun yıkılmaması halinde 3194 sayılı Kanun'a muhalefet edileceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı tarafların dava konusu taşınmazda malik oldukları, mahallinde yapılan bilirkişi incelemesine göre dosya sunulan 20.07.2010 tarihli ve 2010/87 yapı ruhsat onaylı projeye göre taşınmazdaki projeye aykırı olarak yapılan beş adet villa giriş kapısının kaldırılarak, yıkılmış olan 14 m²lik bahçe duvarının ve duvar üzerindeki tel örgünün yeniden yapılmasına, mevcutta havuz alanına yapılmış olan villa giriş bölümlerindeki 240 m²lik parke taş döşemenin sökülerek, 63 m² havuz, 113,40 m² sığınak alanının yeniden yapılarak aykırılıkların onaylı mimari projesine uygun hale getirilmesi gerektiği bu haliyle ortak alana haksız müdahale edildiği kabul edilerek, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, bu itibarla davalı tarafın rapora ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı kabul edilerek buna göre de davalıların ortak alana müdahalede bulundukları tespit edilen olgulara göre müdahalenin men'i ve eski hale getirme talebinin kabulüne dair verilen kararda kanuna aykırı bir yön bulunmadığı; bir imalatın imara aykırı olması ile projeye aykırı imalat yapılmasının birbirinden ayrı kavramlar olduğu, bu nedenle kat mülkiyetine tabi olan yerde mimari projeye aykırı imalatlar yapılıp, ortak alana müdahale edildikten sonra imar affı kapsamında yapı kayıt belgesi alınmasının 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) aykırılığı ortadan kaldırmadığı; 7143 sayılı Kanun ile 3194 sayılı Kanun’a eklenen geçici 16 ncı maddede yer alan düzenlemeler dikkate alındığında yapı kayıt belgesi, imara aykırı yapının kullanılmasına ilişkin olup yapıyı imara uygun hâle getirmediği, yapı kayıt belgesi yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olup yapının kullanılmasına ilişkin geçici bir statü sağlandığı (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2020 tarihli ve 2020/15-168 Esas, 2020/394 Karar sayılı kararı) Yapı kayıt belgesinin varlığı, idari işlemler bakımından sonuç doğurucu olup tüm kat maliklerinin arsa payı oranında beraberce malik oldukları yapının "ortak alanına" el atılması ve bu alana, mimari projeye aykırı değişiklik ve eklentiler yapılması hususu 634 sayılı Kanun'un emredici hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, davalıların imar barışı nedeniyle yapılan başvurunun sonucununda alınan yapı kayıt belgesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi yöndeki istinaf başvurusunun yerinde olmadığı belirtilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiştir.

C.Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2708, K. 2025/8458, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2708-e-2025-8458-k-38787d300a1b