Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/268 E. 2025/12522 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/268
- Karar No
- 2025/12522
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/3235 Esas, 2024/1815 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/1107 Esas, 2022/509 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Artvin ili, ... ilçesi, ... Mevki 1 42... parsel sayılı taşınmazda 6 nolu bağımsız bölümün tamamının ve 2 nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazları giderilmeden eksik ve hatalı raporların hükme esas alındığını, alınan emsallerin uygun emsal olmadığını, bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaz mukayesesinde belediye hizmetlerini gözönüne alıp, emsal taşınmazdan puan düşüşü yaparak dava konusu taşınmazın değerini artırma yoluna gidilmesinin yanlış olduğunu, bir taşınmazın arsa vasfı taşıması için zaten belediyenin tüm hizmetlerinden yararlanması gerektiğini, raporda emsal alınan taşınmazların kamulaştırma işleminin fiilen başlanmasından sonra yapılan satışlar olduğundan emsal alınamayacaklarını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazla aynı cadde üzerinde Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/1089 Esas sayılı dosyasında 1 35... parsel sayılı taşınmaz için 4.493,36TL, yine aynı cadde üzerinde Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/1031 Esas sayılı dosyasında 4 21... parsel sayılı taşınmaz için 4.085,18TL bedel belirlendiğini, dava konusu taşınmaza 3.814,32 TL bedel belirlenmesinin kabul edilemez olduğunu, taraflarınca sunulan emsallerin değerlendirmeye alınmadığını, itirazlar giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, sunulan emsallerin değerlendirilmeye alınmamasının adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, 2 37... parsel ile emsal alınan 2 37... parselin aynı yıl içerisinde aynı kişi tarafından satın alındığını, bu iki parselin bir tanesinin Belediye Başkanlığı ihalesi ile hisse olarak 592,00 TL/m² bedelle satın alındığını, aynı yıl içerisinde vatandaşlardan hemen komşu arazinin 184,00 TL/m² olarak yani 1/3 fiyatına alındığının kabulünün mümkün olmadığını, ihale dosyasından anlaşılacağı üzere sadece arsa olarak hisse şeklinde satıldığını, aynı nitelik ve özellikteki birbirine komşu arsaların aynı yıl içerisinde 3 kat değer farkının oluşmasının mümkün olmadığını, 2 37... parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin 05.09.2006 tarihinde 333,00 TL/m² bedelle satıldığını, 2 37... -3-23 parsel sayılı taşınmazlar aynı yola cepheli birbirine komşu parseller olup tümünün yakın tarihte satış gördüğünü, 4 08... parseldeki emsal karşılaştırmasında asgari beyan değeri dikkate alınarak satış işlemi yapıldığını, yine 4 72... parsel sayılı taşınmazı şehir merkezine uzak bağımsız bölüm satışı olup Belediye Başkanlığınca satıldığını ve bu satışların emsal olarak kullanılamayacağını, üç emsalin ortalama değerinin alınması suretiyle kamulaştırma bedel tespiti yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay incelemesinden geçen Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/657 Esas, 2016/295 Karar sayılı kararında 2015 yılı değerlendirme yılı kabul edilerek taşınmaza 978 TL/m² değer biçildiğini bu dosyadaki kamulaştırma bedellerinin güçlü delil niteliği taşıdığını, bu yöndeki itirazların yeterince değerlendirilmediğini, emsallerin ve dava konusu taşınmazların karşılaştırılmasındaki tablolardaki puanlamalardaki çelişkiler ve hatalar giderilmediğini, emsal taşınmazın imar parseli, dava konusu taşınmazın kadastro parseli olması gerekçesi ile düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının yasal olmadığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapı çatı katı ile birlikte 7 katlı olup yüksekliği 21 metreden fazla olduğundan yapı sınıfının 4. A grubu yapılara göre hesaplanması gerekirken 3. B grubu yapı bedelinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, dava konusu iki adet bağımsız bölümün değer hesabında bilirkişi raporlarında tüm bina bedelinin değerini belirleyip akabinde arsa bedelinin değerini belirleyip toplam tutarı tapudaki arsa payına bölmek süretiyle yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, inşaat maliyetlerinde dava tarihinden bu yana yaklaşık %50 oranında bir artış olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapılara 2021 inşaat maliyet endeksi artışının uygulanarak veya yıllık enflasyon oranında bir artış yapılarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerindeki yapılara ise aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde ve davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği, davalı vekilinin yapının sınıfının IV/A alınması yönündeki istinaf talebinin ise yapı yüksekliğinin 21,50 metreden yüksek olduğuna dair delil ibraz edilmediği gerekçesiyle reddinde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, üzerindeki yapılara resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer bilçilmesinde, adil ve hakkaniyete uygun olarak belirlenen bedelin davalıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallan ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hâzineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.