Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2670 E. 2025/12986 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2670
- Karar No
- 2025/12986
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/3692 Esas, 2025/16 Karar KARAR: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/332 Esas, 2022/269 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespitine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen ilk kararla davacı idare lehine verilen vekâlet ücreti yönünden kazanılmış hak oluştuğunu, ilk kararla tespit edilen bedel davalıya ödendiğinden bu bedele ikinci karar tarihine kadar faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline %10 nakliye bedeli ilave edilemeyeceğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda yol standartları yükseltiğinden bu kısımda değer azalışı değil değer artışı olacağını, seçilen emsalin uygun olmadığını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğunu, taşınmazlar arasında emlak vergi değerleri yönünden kıyaslama yapılmadığını, yapılan kıyaslamaların da Yargıtay kriterlerine uygun olmadığını, tespit olunan 394,14 TL/m² birim bedelin fahiş olup, adil ve hakkaniyete uygun bir bedel tespiti gerektiğini, kamulaştırma bedeline faiz işletilmesinin de yerinde bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda hesap hatası yapılarak düşük bedel tespit edildiğini, rapor içeriğinde dava konusu taşınmazın, emsal taşınmazdan %60 oranında daha değerli kabul edilmesine rağmen %20 oranında değerli olduğu yönünde yapılan hesaplamanın hem parselin hem de kalan kısmın zemin değerini düşürdüğünü, kamulaştırılan kısımda yer alan merdiven ve duvarın İdare Tespit Tutanağındaki ölçülerinin esas alınmaması nedeniyle bedellerinin eksik hesaplandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa vasfında olması nedeniyle emsal karşılaştırma metodu ile yapılan değer tespitinin yöntem olarak doğru olduğu, yerel mahkemece verilen ilk kararda da taşınmaz arsa vasfında kabul edilip tespit edilen 417,00 TL/m² birim değer üzerinden kamulaştırma bedelinin hesaplandığı, bu bedele taşınmaz üzerinde bulunan zirai ve inşai muhdesat bedelleri ile kamulaştırmadan arta kalan kısımdaki değer düşüklüğünün de ilave edilip toplam 56.029,00 TL kamulaştırma bedeli üzerinden hüküm kurulduğu, tespit edilen bedelin Dairelerince verilen emsal kararlardaki bedellerle uyumlu olduğu, ancak Yerel mahkemece verilen ilk kararda davacı idare yararına maktu vekâlet ücreti verilmiş olup ilk kararı istinaf eden davalı taraf vekâlet ücretini ayrıca ve açıkça istinaf etmediğinden, vekalet ücreti hususu kamu düzeni ile ilgili de olmadığından davacı idare yararına verilen vekâlet ücretinin kazanılmış hak teşkil ettiği, hükmün 5 inci maddesindeki faiz kararı da hatalı olup tespit olunan 56.972,06 TL kamulaştırma bedelinin 56.029,00 TL'lik kısmının ilk kararla ödendiği, ilave 943,06 TL'lik kısmının ise 2. kararla ödendiği nazara alındığında ilk kararla ödenen kısma ilk karar tarihine kadar, ilave kamulaştırma bedeline ise ikinci karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiği, kararın hüküm kısmında tespit edilen kamulaştırma bedelinin tamamının ödenmesine yönelik karar verilmemesinin eksiklik teşkil ettiği inancına varılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek ve idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Mersin ili, ..., Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak üzerindeki yapılara resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin (8) numaralı bendinin tümüyle çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.