Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/261 E. 2025/11615 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/261
Karar No
2025/11615
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/16 Esas, 2019/135 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre,temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, .... ilçesi, .... köyü ... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.02.2015 tarihli ve 2013/655 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 24.02.2015 tarihli ve 2013/655 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davalılar arasında gösterilen ve tapu maliki olan ve ..... oğlu ... ile ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu davalılar yönünden davanın husumet yokluğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi, davalı ... hissesi üzerinde bulunan haczin hükmedilen bedele yansıtılmaması ve davanın niteliği gereği kendisini vekil ile temsil ettiren idare yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubu ile oluşan fark 7.423,82 TL ‘ye 07.03.2014 tarihinden ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğini, acele el koyma bedeli yerine kıymet takdir raporundaki bedelin mahsubunun hatalı olduğunu, fazla kamulaştırma bedeli ve faize hükmedildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.Tespit edilen 14.308,55 TL kamulaştırma bedelinden acele el koyma bedelinin mahsubu ile oluşan fark 7.423,82 TL ‘ye 07.03.2014 tarihinden ilk karar tarihi olan 24.02.2015 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine ve fark bedelin kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının; (4) ve (5) numaralı bentleri hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Tespit edilen 14.308,55 TL kamulaştırma bedelinden acele el koyma bedeli 6.884,73 TL’nin mahsubu ile oluşan fark 7.423,82 TL kamulaştırma bedeline 07.03.2014 tarihinden ilk karar tarihi olan 24.02.2015 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine ve fark bedelin kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal payları oranında davalılara ödenmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/261, K. 2025/11615, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-261-e-2025-11615-k-fbcdbc8e3b66