Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2381 E. 2025/12646 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2381
Karar No
2025/12646
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/4019 Esas, 2024/2143 Karar KARAR: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/64 Esas, 2020/221 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... 1 36... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükmolunan kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten itibaren karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilecek ise işbu kararın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2019/327 Esas, 2019/255 Karar sayılı kararı ile kaldırılmış olması karşısında ancak yerel mahkemece verilen ve kaldırma görmüş ilk karar tarihi olan 13.02.2019 tarihine kadar faiz işletilebileceğini, müvekkil kurumun kendisini vekille temsil ettirmiş ve davalarının kabulle sonuçlanmış olmasına rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği, davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, bu nedenle kararın hatalı olduğunu, karara bağlanan dosyaya dayanak bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini, teknik ve hukuki yönden eksik ve hatalı olan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında tarla vasfında yer aldığını, taşınmazın etrafının tamamen tarım arazileri ile çevrili olduğunu meskun mahal olmadığını, ayrıca taşınmazın Belediye Hizmetlerinin tamamından yararlandığının belirtilmesine rağmen bunun belgelenmesinin gerekmekte olduğunu, taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, emsal olarak alınan satışların kimler arasında yapıldığının belli olmadığını, özel amaçlı satış olması ihtimaline karşı bu hususun da bilirkişi raporunda açıkça belirtilmesinin gerektiğini, raporun bu yöndeki eksikliğinin muhakkak giderilmesinin gerekmekte olduğunu, bu hususun açıklattırılmamasının hatalı olduğunu, bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmazın değeri belirlenirken değeri yüksek taşınmazların emsal olarak alınmasının bedel arttırma amacına yönelik olduğunu, ayrıca bilirkişilerce dava konusu taşınmazın metrekare değerinin belirlerken objektif kriterlerin dikkate alınmaksızın soyut birtakım değerlendirmelerde bulunulduğundan bu raporun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek, anılan Mahkeme kararının inceleme sebebiyle kaldırılmasına, müvekkil idare lehine karar verilmesini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda kamulaştırmaya konu taşınmazın özelliklerinin yeterli incelemeye tabi tutulmadığını, neticede taşınmazın bedelinin olması gerekenden oldukça düşük tutarda takdir edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın metrekare birim bedelinin 343,00 TL olarak belirlendiğini, dava dilekçelerinde de belirtildiği üzere kamulaştırmaya konu taşınmazın bölgenin gelişmeye müsait olan tek bölgesi olduğunu, bilirkişi heyetinin sunmuş olduğu raporda taşınmazın bu özelliğinin dikkate alınmadığını, taşınmazın değerinin çok düşük olarak hesaplandığının ortada olduğunu, hükme esas alınan raporda dosyaya sunulan emsallerin dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğunu, bu rapora dayalı kararın kaldırılmasının gerekmekte olduğunu, raporda sadece muvazaalı satış gerekçesiyle raporda emsal niteliğinde görülmeyen emsalle taşınmazların hangi gerekçeyle muvazaalı olduğunun açık biçimde delilleri ve gerekçeleriyle birlikte ortaya konulamadığını, emsal olarak göstermiş oldukları taşınmazların işbu davanın açıldığı tarihten önce satış gören taşınmazlar olduğunu, alım satım işleminin tarafları ile müvekkillerinin hiçbir bağlarının mevcut olmadığını, taraflarınca emsal olarak gösterilen taşınmazın dava konusu taşınmaza benzerliği ve yakınlığı dikkate alındığında raporda dikkate alınmasının gerekliliğinin tartışmasız olduğunu, dosyada yapılmış olan önceki incelemelerde arsanın metrekare birim değerinin 360,00TL olarak hesaplandığını, hükme esas alınan raporda bu değerin 343,00TL’ye düşürüldüğünü, iki rapor arasındaki birim bedelinin hangi verilere dayanılarak hangi sebeplerle bu denli fark meydana getirdiğinin sorgulanmasının gerekmekte olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğuna dair tespitin hukuka uygun olduğunu, ancak taşınmazın değerinin bu tespitle çelişkili olarak düşük tespit edildiğini, dava konusu alanın her ne kadar tarla vasfında görünüyor olsa bile tüm belediye hizmetlerinden faydalanılan mücavir alan sınırları dahilinde olması sebebiyle tarla değil arsa vasfı taşıdığının tartışmasız olduğunu, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın imar durumu ve konumuna göre belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın üzerinde bulunan ağaçlara ilişkin yapılan kıymet takdirinin maktu ağaç bedellerini gösterir liste ile uyumsuz olduğu anlaşıldığından bu hususta ek rapor alınması yerine yüksek bir bedele karar verilmesi doğru görülmediğinden bu hususta ek rapor alınarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvurusunda bildirdiği sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesinde, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/2381, K. 2025/12646, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-2381-e-2025-12646-k-957b2be61c05