Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/20 E. 2025/10839 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/20
Karar No
2025/10839
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1737 Esas, 2024/2868 Karar KARAR: Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/17 Esas, 2022/77 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak,davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların davacı idare yönünden incelenmesine yer olmadığına, davalı yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, Salihli ilçesi, ... Mahallesi, 1083 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa derhâl ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle;eksik inceleme ile karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmayıp, eksik ve yetersiz olduğunu, ilk heyet raporu ile hükme esas alınan ikinci heyet raporunda tespit edilen bedel açışından fahiş fark oluğunu, kapitalizasyon faiz oranının düşük hesaplandığını, münavebe sisteminin hatalı tespit edildiğini, objektif değer artışı oranının çok yüksek hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların objektif değer artış oranı belirlenirken mükerrer olarak dikkate alındığını, idarenin belirlediği bedel ile bilirkişi raporu ile tespit edilen bedel arasında çok fark bulunduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin aleyhinde verdiği kararın yasa ve yöntem açısından mesnetsiz olduğunu, 2017 yılında kamulaştırma yapıldığı halde kamulaştırma sırasında paraların yatırılmadığını, 2018 tarihinde kesinleştirilen rakamın 5 yıl sonra yatırıldığını, mahkeme kararına itiraz ettiğini, taşınmazının değerinin yükseldiğini, bilirkişi raporlarının iptal edilerek tekrar bilirkişilerce değer tespiti yapılmasının uygun olacağını, mahkeme kararının iptal edilerek taşınmaza yeniden değer biçilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2022 tarihli 2022/123 Esas, 2022/112 Karar sayılı kararı ile "Mahkemece, verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedelinin yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafından karar tarihinden sonra mahkemenin ihtarında belirtilen kamulaştırma bedelinin bankaya depo edilerek dekontun dosyaya sunulduğu anlaşıldığından usul ekonomisi ve kamu yararı göz önüne alınarak davanın esası hakkında değerlendirme yapılması için" İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli, 2020/223 Esas, 2021/97 Karar sayılı ikinci kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının a-6 bendi uyarınca kaldırılması üzerine mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalının istinaf dilekçesinde "2017 yılında kamulaştırma yapıldığı halde kamulaştırma sırasında paraların yatırılmadığını, 2018 tarihinde kesinleştirilen rakamın 5 yıl sonra yatırıldığını, mahkeme kararına itiraz ettiğini, taşınmazının değerinin yükseldiğini, bilirkişi raporlarının iptal edilerek tekrar bilirkişilerce değer tespiti yapılmasının uygun olacağını, mahkeme kararının iptal edilerek taşınmaza yeniden değer biçilmesi gerektiğini" beyan etmesi karşısında, davacı idarece kamulaştırma bedelinin mahkemece verilen süreler geçtikten sonra bloke edilmesine muvafakatinin olmadığı anlaşıldığından, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince usulüne uygun olarak iki kez verilen 15 günlük süreye rağmen davacı idare tarafından kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde bankaya depo edilmediği ve davalının mahkemece verilen süreler geçtikten sonra bedelin depo edilmesine muvafakatinin olmadığı anlaşılmakla Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin son içtihatları ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.06.2024 tarihli ve 2022/5-1023 Esas, 2024/308 Karar sayılı kararı dikkate alınarak davalının istinaf başvurusunun kabulüne, kararın niteliğine göre davacı idarenin istinaf taleplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak verilen süreler içerisinde bedel bloke edilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen değer davalı taraf adına bankaya süresi içinde depo edildiğini, ayrıca davalı tarafından kamulaştırma bedelinin 5 yıl boyunca yatırılmadığını iddia edilmiş olmasına rağmen dosyada mübrez dekontlar incelendiğinde bu iddianın gerçekdışı olduğunu, davalının istinaf dilekçesinde davanın reddi ve tescil hükmünün kaldırılması gibi bir talep bulunmadığını, tarafların talebiyle bağlı olma ilkesi uyarınca tarafların talebinden fazlasına veya başka bir şeye karar verilemeyeceği 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddenin birinci fıkrasında hüküm altına alındığını, ayrıca İstinaf Mahkemesinin istinaf talepleriyle bağlı oluşu da 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde hüküm altına alındığını, bu itibarla istinaf mahkemesinin yasaya aykırı kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline usulüne uygun olarak verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedelinin depo edilmediği, davalı vekilinin de geç bloke edilen bedeli kabul etmediği gözetildiğinde davanın reddine ilişkin olarak verilen karar yerindedir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler karann bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/20, K. 2025/10839, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-20-e-2025-10839-k-6074e95b1494