Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1976 E. 2025/12549 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1976
Karar No
2025/12549
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/3441 Esas, 2024/3453 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/214 Esas, 2023/476 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., Mahallesi 276 43... parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından kamulaştırma işlemi yapılmadan el atıldığını, bu nedenle şimdilik 30.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini ıslah yoluyla artırmıştır.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; imar planlarının belediyeler tarafından hazırlanıp onaylanması nedeniyle idarelerine husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını, şahıs hisselerinin kamulaştırma işlemlerine henüz başlanmadığını, ileri ki yıllarda ödenek temin edildiğinde başlanacağını, tüm bu nedenlerle davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzlaşmaya gidilmediğini, kendilerine husumet düşmediğini, incelemenin eksik olduğunu, bedelin yüksek olup emsalin uygun olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar planında ... eğitim alanı olarak ayrıldığını, yapılan keşif sonucu taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı ve tesisin bulunmadığını, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiğini, bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, İdarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceğini belirterek arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak vergi değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, taşınmazdaki davacı payının iptali ile Hazine adına tesciline dair kararda, aynı taşınmazın paydaşları tarafından açılan ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/1414 Esas sayılı kararı ile onanarak kesinleşen ve güçlü delil niteliğinde bulunan bedel dava tarihine eskale edildiğinde bulunan değer de gözetildiğinde, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Davalı idare vekili maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiği yönünde temyiz isteminde bulunmuşsa da, vekâlet ücretinin kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmadığı, davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, bu hususta değerlendirme yapılmamıştır.

4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1976, K. 2025/12549, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1976-e-2025-12549-k-dda72c42afb2