Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1866 E. 2025/12275 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1866
Karar No
2025/12275
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1328 Esas, 2024/1471 Karar KARAR: Esastan ret SAYISI: 2022/595 Esas, 2023/725 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescili ile tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., Mahallesi 133 ada 147 ve 148 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili ile tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kapama kayısı bahçelerinin gelirinin tek yıla göre değil yıllara göre hesaplaması gerektiğini, %20 objektif değer artışı verilmesinin doğru olmadığını, kamulaştırma nedeniyle taşınmazların arta kalan kısmının vasfında, geometrik şeklinde veya kullanım biçiminde bir değişiklik olmadığını, ancak taşınmazın kamulaştırma öncesi yolu yok iken kamulaştırma sonrası yola cepheli hale geldiğini, bu nedenle arta kalan bölümde değer artışı meydana geldiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlar sulu kapama kayısı bahçesi olarak kabul edilip kapitalizasyon faiz oranı %4 uygulanmak suretiyle 431,25 TL/ m² değer biçildiği, taşınmazların konumu, ana yollara ve yerleşim alanlarına uzaklığı gözetilerek gelir metoduna göre tespit edilen metrekare birim fiyatına %20 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilerek sonuç metrekare birim fiyatının 517,50 TL olarak belirlendiği, ayrıca kamulaştırılan alanlarda yer alıp zarar gören damlama sulama sisteminin bedelinin de hesaplanarak kamulaştırma bedeline eklendiği anlaşılmakla taşınmazların vasfına, konum ve niteliklerine, aynı bölgeden intikal eden dava dosyalarına göre bilirkişi kurulunca belirlenen metrekare birim fiyatının ve dava konusu taşınmazlara uygulanan objektif değer artış oranı ile sonuç metrekare birim fiyatının uygun olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yasal niteliklere haiz ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazların daha öncesinde de yola cepheli olduğu belirtilerek, arta kalan alanlara değer artışı verilmemesinin sebepleri açıklanmış olmakla idarenin bu hususa ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, davalı taraf dava açılmasına sebebiyet vermemiş olup davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin usul ve kanuna uygun bulunduğu, verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kapama kayısı bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1866, K. 2025/12275, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1866-e-2025-12275-k-bf03b33a60be