Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16513 E. 2026/2988 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16513
- Karar No
- 2026/2988
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/700 Esas, 2025/1672 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/504 Esas, 2023/163 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 430 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, kamulaştırılan taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaline, yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, bilirkişiler tarafından ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinin kullanılmadığını, karpuz, ayçiçeği, silajlık mısır ve buğdayın münavebe edilebilir ürünler olarak seçilmesinin hatalı olduğunu, devlet tarafından verildiği iddia edilen destek fiyatlarının da satış bedeline eklenmesinin hatalı olduğunu, bedelin fahiş olduğunu, objektif değer artışı yapılarak bedelin artırılmasının hatalı olduğunu, taşınmazın köyler arasında alım satım bedelinin 12.000,00-15.000,00 TL/dekar civarında olduğunu, faiz hükmünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usul ekonomisi gereği Mahkemece kendilerine işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediklerinin sorulması gerektiğini, 2020 yılında açılan davada 2019 yılı verilerinden yararlanılmasının hatalı olduğunu, davalının davanın kamulaştırma bedelini ikinci yerel mahkeme kararı tarihinden sonra 2021 yılının sonunda parayı teslim alabildiğini, paranın geç depo edilmesi nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu, kamulaştırmanın gerçek bedelinin ödenmediğini, adil ve hakkaniyete uygun bedel tespit edilmediğini, üretim giderlerinin brüt gelirin en fazla 1/3'ü olacak şekilde hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı vekili usul ekonomisi gereği Mahkemece kendilerine işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediklerinin sorulması gerektiğini belirtmiş ise de yapılan incelemede davalı vekilinin yargılamanın hiçbir aşamasında geç ödemeyi kabul etmediklerine ilişkin beyanının bulunmadığının görüldüğü, bununla birlikte dava tarihi 24.09.2020 yılı olup, bu tarihe göre belirlenen kamulaştırma bedelinin en erken Mahkemenin 25.10.2021 tarihli ikinci kararından sonra, 8.018,07 TL'nin ise 14.03.2023 tarihinden sonra ödendiği dikkate alındığında davalı vekilinin istinaf isteminin yerinde olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda davalı vekilinin geç bloke edilen bedeli kabul etmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; idarece depo edilen kamulaştırma bedelinin davalı tarafça tahsil edildiği gözetildiğinden istinaf aşamasında depo edilen bedele muvafakatinin olmadığını bildirmesinin iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.