Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/140 E. 2025/11583 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/140
- Karar No
- 2025/11583
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1042 Esas, 2024/1674 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/814 Esas, 2024/128 Karar
Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ...,Mahallesi .... parsel sayılı 9.000,00 m² yüzölçümlü taşınmazı müvekkilinin tapu kaydına güvenerek 13.10.2014 tarihinde satın aldığını, 2015 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında 122604 ada 34 parsel numarasıyla 4.500,73 m² yüzölçümlü olarak tapuya tescil edildiğini, bu işlemle taşınmazın yüzölçümünde azalma oluştuğunu, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek davacının uğradığı zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsilini istemiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın alanının hiçbir zaman 9.000 m² olmadığını, sınırlarında bir değişiklik olmadığını, söz konusu yüzölçümün zeminde karşılığı bulunmadığını, husumetin satış işlemini yapan 3. kişiye yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, eksik incelemeyle karar verildiğini, taşınmazın tarla niteliğinde olduğundan net gelir yöntemiyle değer tespiti yapılması gerekirken arsa olarak emsal karşılaştırması yöntemiyle değer tespiti yapıldığını, taşınmazın değerinin çok yüksek tespit edildiğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kayden maliki olduğu taşınmazın satın alma tarihinden sonra yapılan uygulama kadastrosu sonucu yüzölçümündeki azalma sebebiyle zararının oluştuğu, anılan zarardan davalı Hazinenin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca sorumlu olduğu, tazminat istemine konu taşınmazın dava tarihi itibarıyla kadastral arsa niteliğinde olduğunun Gölbaşı Belediye Başkanlığının 10.05.2019 ve 17.01.2023 tarihli yazılarıyla ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu .... ili, ..., Mahallesi ... parsel sayılı 9.000 m² yüzölçümündeki taşınmazın 1953 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile dava dışı şahıs adına tespit ve tescil edildiği, daha sonra el değiştirmeler sonucu son olarak 13.10.2014 tarihinde satış yoluyla davacıya geçtiği, 2015 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında 4.500,73 m² yüzölçümüyle 122604 ada 34 parsel numarasını aldığı, tutanağa itiraz edilmediğinden 24.05.2016 tarihinde kesinleştiği ve aynı gün tapuda infazının yapıldığı, böylelikle taşınmazın yüzölçümünde 4.499,27 m² azalma olduğu, taşınmazın yüzölçümündeki eksikliğin 1953 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında kullanılan ölçü tekniği, teknolojisinin ve alan hesaplama yönteminin teknik yönden yetersiz oluşundan ve parselin yüzölçümü hesaplanırken verniyel farklarının ortalamasının 45 yazılması gerekirken sehven 45+45=90 yazılmasından kaynaklandığı, bu değerin de 100 katsayı ile çarpımı sonucu yüzölçümünün 9.000 m² olarak hesaplanarak tapuya tescil edildiği, bu hesap hatasının yenileme sırasında düzeltildiği anlaşılmıştır.
3. Dosyadaki bilgi ve belgelere, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün Parsel Sorgu Sisteminden yapılan gözleme göre arsa niteliğinde olduğu anlaşılan dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelinin davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.