Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/122 E. 2025/3595 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/122
- Karar No
- 2025/3595
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2954 E., 2024/3013 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/670 E., 2024/306 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Samsun ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... Mevkisinde bulunan 110 ada 2 ve 9 parsel, 120 ada 2-3-4-5 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunduğunu, taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatlardan fındık ağaçlarının davacılara olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçirilmiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazların kadastro tespiti sırasında fındık bahçesi olarak tespit edildiğini, muhdesatların davacılar tarafından meydana getirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların kök murisin vefatı ile mirasçılarına intikalen elbirliği halinde tapuya kayıtlı olduğu, keşifte dinlenen tanık beyanlarına göre dava konusu 120 ada 4 parsel sayılı taşınmazı ...'ın kullandığı, üzerinde bulunan fındık fidanlarının da ... tarafından dikildiği ve bu parsel üzerinde bulunan fındık fidanlarının kök yaşının 8-10 yıl arasında olduğunun bildirildiği; dava konusu 110 ada 2 parsel, 110 ada 9 parsel, 120 ada 2 parsel, 120 ada 3 parsel, 120 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki fındık ağacı niteliğindeki muhdesatların kadastro tespitinden sonra yapıldığına dair davacı tarafın iddiasını destekler nitelikte delil sunulmadığı, bu hâliyle muhdesatların tanık beyanlarında ve bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kadastro çalışmalarından önce dikildiği bu durumda davanın 3402 sayılı Kanun'un 12/3 maddesinde belirtilen on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 120 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan fındık fidanlarının davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine; 110 ada 2 parsel, 110 ada 9 parsel, 120 ada 2 parsel, 120 ada 3 parsel, 120 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise açılan davanın hak düşürücü süre sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Davacılardan birinin muhdesat iddiası kabul edilirken diğer davacı mirasçıların muhdesat iddiasının kabul edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dava konusu parsellerde bulunan muhdesatların davacılar tarafından dikildiği, az bir kısmının da davacıların murisi olan ... ile birlikte davacılar tarafından dikildiği ve kullanıldığı belirlenmişken davanın kısmen reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.