Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13287 E. 2026/4884 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13287
Karar No
2026/4884
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2649 Esas, 2025/1281 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/687 Esas, 2022/195 Karar

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asli müdahil vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ile asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Artvin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 71... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2021/687 Esas, 2022/195 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedele davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 07.12.2021 tarihinden karar tarihi olan 15.03.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işleyecek faiziyle birlikte mülkiyet ihtilafına ilişkin Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/51 Esas ve 2011/91 Esas sayılı dosyalarının sonucuna göre belirlenecek olan hak sahibine ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesaba yatırılmasına, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile tapu maliki ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2024 tarihli ve 2022/2330 Esas, 2024/666 Karar sayılı kararıyla; davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2024 tarihli ve 2022/2330 Esas, 2024/666 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde tapu maliki ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu taşınmazın mülkiyet ihtilafına ilişkin Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/283 Esas, 2023/376 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonrası ...'a ait olduğunun tespitine karar verildiği, işbu kararın 04.06.2024 tarihinde kesinleştiği, tapu maliki ...'ın kararı istinaf ve temyiz etmekte hukuki yararı bulunduğu, ancak Bölge Adliye Mahkemesince ... vekilinin istinaf başvurusu hakkında herhangi bir inceleme yapılmadığı, olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, bu durumda tapu maliki ... vekilinin istinaf başvurusu hakkında bir incelemeyi içermeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mülkiyeti ihtilaflı olan dava konusu taşınmazın Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin17.10.2023 tarihli ve 2022/283 Esas, 2023/376 Karar sayılı kararı ile ...'a ait olduğunun tespitine karar verildiği, işbu kararın 04.06.2024 tarihinde kesinleştiği, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yapılarak, üzerindeki yapılara ise resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asli müdahil vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile asli müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, tespit edilen kamulaştırma bedelinin kabul edilemeyeceğini, dava konusu taşınmaza tek bir taşınmaz emsal alınarak değer biçilmesi doğru olmadığı gibi emsal alınan taşınmazın Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, taşınmazın üzerindeki yapı ve ağaçlara 2942 sayılı Kanun'un 25 inci maddesine aykırı olacak şekilde değer biçildiğini, yapının yaşı ile uyumsuz olacak şekilde yıpranma payı uygulandığını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Asli Müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın mahkeme kararı ile ... adına tescil edildiğini, yerel mahkemece yapılan yargılama sırasında ...'ın davaya dahil edilmemesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını, adil yargılanma ilkesinin göz ardı edildiğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin taşınmazın gerçek değerinin çok altında kaldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek; üzerindeki meyve ağaçlarına ise kaim değer metoduna göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ile 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamayacağı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekili ile asli müdahil vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asli müdahil ...'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13287, K. 2026/4884, T. 24.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13287-e-2026-4884-k-882362a3eaa1