Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13087 E. 2026/5124 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13087
Karar No
2026/5124
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1902 Esas, 2025/2784 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/505 Esas, 2024/238 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 19.06.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından davacılar ... ve ... lehine hüküm altına alınan miktar dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Davacılar ... ve ... lehine hükmedilen tazminat bedeli dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı altında kaldığından adı geçen davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı idare vekilinin davacılar ... ve ... Basın Yayın ve Ambalaş Tic. Ltd. Şti yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, ..., ... Mahallesi 75 12... parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini, kamulaştırmasız el atma davası şartları gerçekleşmediğinden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza fiilen el atmanın söz konusu olmadığını, sorumlu idarenin büyükşehir belediyesi olduğunu, husumet düşmediğini, emsalin uygun olmadığını, metrekare birim bedelinin yüksek hesap edildiğini, davalı idare lehine tescil hükmünün kurulması, yol olarak terkinine karar verilmemesi gerektiğini, harç ve vekâlet ücretinin nispi hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi, 75 12... parsel sayılı 27418,00 metre kare yüzölçümlü taşınmazın 1994 onay tarihli imar planında "Park ve Rekreasyon Alanı" olarak ayrıldığı, davalı ... tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadan ... Sokak olarak fiilen yol geçirilmek suretiyle el atıldığı, dava konusu taşınmazdan muhtelif yolların geçirilmiş olduğu dikkate alınarak yolların genişliği ve kapladıkları alanların tespiti yönünden Dairece daha önce incelenen 2022/557 Esas sayılı dava dosyasında aynı taşınmaz için teknik bilirkişiden ek rapor alındığı, alınan raporda taşınmazdan geçirilen ... Sokağın genişliğinin 10 metre olduğunun bildirildiği, yine tüm dosya kapsamından, Ankara ili, ..., ... Mahallesi 75 12... parsel sayılı ve 27418 metrekare yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazın imar planında park ve rekreasyon alanı olarak ayrıldığı, daha sonra yapılan plan değişikliği ile ... Projesi kapsamında kaldığı, 1/5000 ölçekli imar planında değişikliğe gidildiği; ancak 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının bulunmadığı, dava konusu taşınmazın eldeki davada alınan bilirkişi raporunda belirlenen 684,38 metrekarelik kısmının ... Sokak üzerinde 10 metre genişliğinde yolda kaldığı, fen bilirkişisi tarafından dava konusu olan bu yolun genişliğinin ölçülerek 10 metre olduğunun tespit edildiği, 15 metre altı yollardan ilçe belediyelerinin sorumlu olacaklarına dair ... Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 15/12/2017 tarihli ve 2017/2445 sayılı meclis kararının yine aynı belediye meclisinin 08.10.2019 tarih ve 1250 sayılı kararı ile iptal edildiği ve alınan iş bu kararla 12 metre altındaki yollarda sorumluluğun ilçe belediyelerine ait olduğu, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerektiği dikkate alındığında, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, emsal ile dava konusu taşınmazın vergiye ilişkin değerleri de kıyaslanmak suretiyle bedelini tespit eden bilirkişi kurulu raporu gözetilerek davanın kabulüne, bedelin davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı taraf payının davaya konu yol olan alana isabet eden hisselerinin iptali ile terkinine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ... ve ... 'na İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ... ve .... Basın Yayın ve Ambalaj Tic.Ltd.Şti'ne İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13087, K. 2026/5124, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13087-e-2026-5124-k-0dd4e1ce4049