Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12849 E. 2026/8825 K.
Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12849
- Karar No
- 2026/8825
- Karar Tarihi
- Konu
- Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3313 Esas, 2025/1184 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 42... parselde bulunan taşınmazda 3 nolu dükkan nitelikli bağımsız bölümün maliki ve ... Büfe isimli iş yerinin ruhsat maliki olan davalıların, binanın ortak kullanım alanı olan ön bahçesinin tamamına el atmak suretiyle iş yerine ait alan olarak kullanıldığını, bu nedenle müdahalenin önlenmesini ve eski hale getirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mazeret dilekçesinin hiç bir neden gösterilmeksizin haksız ve usulsüz reddedildiğini, bu durumun savunma haklarının kısıtlanmasına yol açtığını, karar duruşmasından önceki duruşmalarda hazırda bulunulduğunu, her defasında dosyanın incelemeye alındığını, taraflarının davayı sürüncemede bırakmak gibi bir amaçlarının bulunmadığını, farklı şehirlerdeki duruşma yoğunlukları nedeniyle mazeret sunulduğunu, emsal Yargıtay karaları da bulunduğunu, sairen davanın nispi harca tabi olduğunu, davacının da bilirkişi incelemesi neticesinde tespit olunacak miktar üzerinden taleplerini artıracaklarını beyan ettiklerini, nispi harç ikmalinin gerektiğini, HMK'nun 120/2. Maddesi ve HK'nun 30-32. Maddelerine açıkça aykırılık bulunduğunu, kararın usulden kaldırılmasının gerektiğini, yerel mahkeme kararında yapılan keşif ve anılan bilirkişi raporlarına göre müvekkillerine ait 3 nolu bağımsız bölümün onaylı mimari projesine göre ortak alana yaklaşık 40 m² müdahalesinin olduğundan bahisle müdahalenin menine karar verildiğini, yine kararda müvekkili tarafından alınacak yapı kayıt belgesi ile müdahalenin meşru hale getirilemeyeceğine kanaat getirildiğini, bu hususun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira daha öncesinde de dosyaya sunulmuş olan yapı kayıt belgesinin imar barışı kapsamında alındığını Belediye Başkanlığı tarafından belirlenmiş usul ve esaslara uygun olduğunu, müvekkilinin davaya konu alanları yapı kayıt belgesi ile kullandığını, burada herhangi bir müdahale veya ortak alanı haksız kullanım durumunun söz konusu olmadığını, defaatle belirttikleri üzere 1, 2 ve 3 no.lu bağımsız bölümlerin tapularının müvekkili ve ailesine ait olup işbu bağımsız bölümlerin toplam arsa payının 79/274 olduğunu, bu payın tüm arsaya oranı ise %28,83; müvekkili ve ailesinin kullanıma tabi olması gereken alanın ise 196, 54... olduğunu, hal böyleyken müvekkilinin ortak alandan yararlanma oranı dikkate alınırken bu hususun da göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, kaldı ki müvekkilinin yalnızca 40, 00... ’lik alanı kullandığını, davacıların kötü niyetle ecrimisil adı altında müvekkillerinden haksız kazanç sağlamaya çalışmak amacıyla böyle bir yola başvurduklarını, imar barışı kapsamında Belediye Başkanlığının belirlediği usul ve esaslara uygun olarak alınan yapı kayıt belgesi dikkate alındığında işyerinin projeye aykırılık teşkil etmediğini, müdahalenin men-i davasının dinlenebilmesi için taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın ya da taşınmazda hakkı bulunmaksızın el atılmış olmasının gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapı kayıt belgesinin, imara aykırı yapının kullanılmasına ilişkin olup yapıyı imara uygun hâle getirmediği, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olup yapının kullanılmasına ilişkin geçici bir statü sağladığı, ancak eski hale getirilecek kısımların hükümde açıkça gösterilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.