Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12788 E. 2026/5073 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12788
- Karar No
- 2026/5073
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/201 Esas, 2025/1038 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/19 Esas, 2022/127 Karar
Taraflar arasındaki müdahelenin men'i ve kal istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., ... Mahallesi 2 87... parsel sayılı taşınmaza davalı kurumun haksız müdahalede bulunduğunu, bu durumun davacıya ait taşınmazı kullanılmaz hale getirdiğini ileri sürerek haksız el atmasının önlenmesine ve taşınmaza isabet eden trafonun kali ile taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davaya konu enerji nakil hattının tesisinden itibaren Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girdiği 2003 tarihine kadar 20 yıllık sürenin dolduğunu ileri sürerek davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddini, davanın kabulü halinde ise irtifak hakkının müvekkil ... Genel Müdürlüğü adına tapuya tescilini, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafa yargılama gideri ile vekâlet ücretinin tamamının yükletilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden kurulan hükmün hatalı olduğunu, dava şartı ve zamanaşımı yönünden davanın değerlendirilmediğini, vekâlet ücretinin maktu miktarın üzerinde takdir edilmesinin yasal düzenlemeye aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf her ne kadar lehlerine ıslah edilmiş dava değeri üzerinden vekâlet ücreti verilmesini talep etmiş ise de taşınmazda el atma nedeniyle değer kaybı olmadığı, taşınmazda havai hat geçmemesi nedeniyle sadece el atılan mülkiyet alanına dair değerin söz konusu olabileceğinden Mahkemece el atılan yer ve kal bedeli üzerinden ve haklılık durumuna göre karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen vekâlet ücreti takdirinde, yine bu değer dikkate alınarak ve haklılık duruma göre yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesinde ve bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasında bir isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmaza el atma tarihinin 04.11.1983 sonrası olduğunun Harita Mühendisi bilirkişi tarafından yapılan inceleme ile tespit edilmiş olması hususu dikkate alındığında uzlaşmanın dava şartı olmadığı ve buna ilişkin istinaf itirazının yerinde olmadığı, her ne kadar davalı idare, aleyhlerine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüş ise de davanın açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği anlaşılmakla bu itirazında yerinde olmadığı, dava mülkiyet iddiası ile açılmış olduğundan zamanaşımından bahsedilemeyeceği, el atma tarihi 04.11.1983 sonrası olduğundan vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.