Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12311 E. 2026/5082 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12311
- Karar No
- 2026/5082
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2469 Esas, 2025/1642 Karar KARAR : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/417 Esas, 2023/273 Karar
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payı nedeniyle tesis edilen ipotek karşılığının artırılması istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi, 2 79... parsel sayılı taşınmazda müvekkili lehine 54.000,00 ETL kanuni ipotek tesis edildiğini, Bursa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/265 Esas sayılı dosyasında şuyulandırma cetveline göre 2034 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin 169/8700 hissesi bulunmakta iken 26.00 m²lik yere karşılık olarak 26.000.000 ETL, 2070 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin 169/8700 hissesi bulunmakta iken 28.00 m²lik yere karşılık 28.000.000 ETL olmak üzere toplam 54.000.000 TL alacağı belirlendiğini, 28.00 m²lik yere karşılık gelen ipotek bedelinin dava tarihine uyarlanarak artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, idarenin kamu gücüne dayandığı ve tek yanlı olarak tasarrufta bulunduğu gözönüne alındığında idari nitelik taşıyan bu işlemden doğan zararın giderilmesine yönelik bulunan davanın tam yargı davası olduğunu ve çözümlenmesinin idari yargının görevine girdiğini, kabule göre de talep edilen tazminat miktarı, arsa metrekare birim fiyatı günün ekonomik şartlarına taşınmazın bulunduğu çevreye, taşınmazın miktarının ve imar durumunun taşınmaza getireceği kısıtlamaya göre değerlendirilmesi gerektiğini ve belirlenecek miktardan düzenleme ortaklık payı düşülmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İlk Derece Mahkemesi KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırma sonucu hatalı verildiğini, bilirkişi raporunda belirlenen değerin çok yüksek olduğunu, emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin gereği gibi karşılaştırmadığını, emsal değerlendirmesinin gereği gibi yapılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yerle ilgili açılan ve en son Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin yukarıdaki kararıyla istinafın esastan reddine verilen kararında 2 79... parselde 2034 (şuyulandırma cetvelinden 2071) parselden 26 m² ve 2070 parselden 28 m² olmak üzere toplam 54 m²lik yer için kanuni ipotek hakkı alacağı olduğu, davanın tüm ipotek hakkı için açıldığı hâlde, bilirkişi heyetinin hatalı olarak sadece 26 m²lik yer için hesaplama yaptığı davacı vekilinin de ıslah dilekçesi verdiği de gözetilerek, 28 m² yer için karar verilmediğinden ayrı bir dava konusu olabileceğinin belirtildiği, incelenen işbu dosyanın Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/265 Esas, 2020/47 Karar sayılı kararında talep edildiği hâlde, karara bağlanmayan 28 m²lik yer için açıldığı, Mahkemece kıyasi emsal yöntemine uygun bilirkişi heyet raporu alınmışsa da davacı vekilince, bilirkişi heyet raporunda belirlenen bedel olan 168.000,00 TL'den daha düşük 165.928,00 TL üzerinden ıslah dilekçesi verildiğinden Mahkemece taleple bağlılık ilkesi de dikkate alındığından ıslah dilekçesindeki 165.928,00 TL üzerinden uygun şekilde karar verdiği, açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun bulunduğundan davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payı nedeniyle tesis edilen ipotek karşılığının arttırılması istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen geçici 12 nci maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.