Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16461 E. 2026/5074 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16461
- Karar No
- 2026/5074
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/221 Esas, 2024/1218 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/37 Esas, 2022/661 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 7 44... parsel sayılı taşınmaza mezarlık yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek tazminat bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davada dava konusu taşınmaza kamulaştırma yapılmadan cami ve mezarlık yapılmak suretiyle el konulduğu iddiasıyla el atma bedeline hükmedilmesinin talep edildiğini, dava konusu taşınmazın olduğu yerde sorumluluğun idarelerinde olmadığını, taşınmaza mezarlık yapılmak suretiyle el atıldığı iddia edilmiş olup husumetin idarelerine yöneltilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, bedelin yüksek olduğunu, nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ve maktu belirlenmesi gerektiğini, güncel tapu kaydına göre alan pay hesabının hatalı olduğunu ileri sürülmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi hükmedilen 5.000,00 TL/m² bedelin de Dairelerinin ve Yargıtay'ın denetiminden geçen paydaş dosyalarda belirlenen fiyatlarla uyumlu olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/5-49 Esas, 2023/371 Karar sayılı kararına göre husumetin doğru yöneltildiği, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir” şeklinde düzenlendiği, eldeki dava 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin olup 04.11.1983 tarihinden sonra kamulaştırma yapılmaksızın el konulan taşınmazlar hakkında açılan davalara ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yasal düzenleme bulunmadığı, bu davaların kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı nazara alındığında ve dosya kapsamından dava konusu taşınmaza 1983 yılı sonrasında el atıldığı anlaşıldığından davacılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu anlaşıldığından; davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idarenin vekilin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazda imar uygulamasının kesinleşip kesinleşmediği ve davacının başka parselde hisselendirilip hisselendirilmediği, başka parselde hisselendirilmiş olması durumunda hisselendirilen parselin imar planında kamuya özgülenip özgülenmediği ilgili Belediye Başkanlığından sorulup imar uygulamasıyla gittiği parsel ya da parsellerin aynı imar krokisinde yerlerinin ayrı ayrı işaretlettirilmesi için Dairemizce yapılan geri çevrilme sonrası ... Belediye Başkanlığı Yazı İşleri Müdürlüğünün 22.10.2025 tarihli ve ... sayılı yazısı ile eki imar uygulamasına ait şuyulandırma cetvelinine göre dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 7 44... parsel sayılı taşınmazda imar uygulaması yapıldığı, 27.06.2024 tarihinde tapuda tescil işlemlerinin tamamlandığı, dava konusu hisselerin imarlı alanlara taşındığı, yeni oluşan parsellere ilişkin şuyulandırma cetvelinin sunulduğu anlaşılmış olmakla, yeni oluşan parsele idarece fiilen el atılıp atılmadığı, fiilen el atılmasa bile imar planında kamuya özgülü alanda kalıp kalmadığı tespit edilerek sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.