Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11764 E. 2025/13661 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11764
Karar No
2025/13661
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1087 Esas, 2024/1153 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/115 Esas, 2023/183 Karar

Taraflar arasındaki uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Kocaeli ili, ..., Mahallesi ... (yeni 51 70... ) parsel sayılı taşınmazın arazi kadastrosu sırasında kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı iddiası ile müvekkil adına taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi için Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/362 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, taşınmazın müvekkili adına tescil edildiğinde tapu kaydı üzerinde orman olduğuna dair şerh veya takdiyat olmadığını, tapuya güvenip, salt tapuya itimat ilkesi çerçevesinde hareket ettiği için müvekkilinin mağdur olduğunu belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu taşınmazın mülkiyeti davacıda olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tespit edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olmasına rağmen tapulama işlemi sırasında özel mülkiyete konu edilmesi ve tapu düzenlenmesi sebebiyle somut olayda Devletin tazminat sorumluluğu doğduğu, taşınmazın tapu kaydı üzerine orman şerhi konulmuş olduğuna göre davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, Mahkemece 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planından olduğu anlaşılan taşınmazın arsa niteliğinde olduğu benimsenerek bedelinin emsal karşılaştırması yapılarak belirlenmesi, dava konusu taşınmaz ile emsalin özellikleri değerlendirilmek suretiyle oluşturulan karşılaştırma tablosu uyarınca taşınmazın 21.03.2022 tarihi itibarıyla 1.003,00 TL olarak tespit edilen metrekare birim fiyatı bölgenin piyasa rayiçlerine uygun bulunduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davacının hissedar olduğu dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazın orman sınırlarına alındığı ve orman tahdit sınırları kapsamında kaldığının kesinleşmesiyle taşınmazın tapu kaydına orman olduğu şerhinin 26.03.1992 tarihinde konulduğu anlaşılmaktadır.

3. Dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline, davacı adına olan tapu kaydının iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesine karar verilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11764, K. 2025/13661, T. 27.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-11764-e-2025-13661-k-36f074a8fccd